31 Ocak 2012 Salı

Sevgisiz kalmış adamlar ve İsmail Abi..


İsmail Abi de bunlardan birisi.. Evet, arkadaşları var, seviliyor da.. Ancak bahsettiğim sevgisizlik başka bir şey.. İnsan sever, biraz da sevilir, hep olur bu.. Ama o sevgi seni dünyaya bağlamaya yetmez çoğu zaman.. Çünkü adanmışlık yoktur içinde.. Bilirsin ki bu dünyadan siktir olup gidecek dahi olsan arkandan iki gün ağlanır ve 3. gün bambaşka vücutlara, bambaşka bakışlara odaklanır insanların gözleri.. Artık bir "hiç"sindir.. Vazgeçilensindir.. 15 yaşındayken evrenden de büyük olan hayallerin öylesine ufalmıştır ki, artık tek istediğin şey canının daha fazla yanmaması, gökten kar tanelerinin kel kafana düşmesi, yanında, yaptığın ve avucunda sıkıştırdığın kar topunu hınzırca üstüne atacak birisinin olmasıdır.. Ama, yoktur..


Bir tercih edenler, bir de tercih edilenler vardır bu hayatta.. Eksik geldi değil mi kulağınıza? Evet, bir grup daha var: Tercih dahi edilmeyenler.. Tercih edenler vurur, kırar, parçalar, kapıyı gösterir sana.. Hayatlarının hepi topu küçücük bir dönemini işgal etmişsindir ama bu işgal bütün kaleleri zaptettiğin anlamına gelmez.. Öyle ki kapı dışarı edilme anın bir nefes kadar yakındır her daim.. Ama bu da yetmez.. Tek bir kırıklık asla reva görülmez bu adamlara.. Daima fazlası vardır, intikam amacı güdülür, suçlanırsın, merak dahi edilmezsin, yeri geldi mi ayarı dahi yersin.. Elinden gelen tek şey susmak ve ağlamaktır.. Kendinin farkına varmışsındır çünkü.. Elinde tuttuğunu sandığın kalp sana ait değildir.. Ait sanırsın ama, değildir, ve alırlar geri.. Elinde tuttuğun kar topu.. Sana aittir ama bilirsin ki yere atmaktan başka çaren yok, atarsın, parçalanır.. Kalbine benzer yerdeki hali.. Elinde tuttuğun şey İsmail Abi'ye verilen hediyedir, görürsün, iki damla gözyaşı dökersin.. Ama bilirsin ki gerçekte sana onu veren bile yoktur..


Her zaman karşı tarafın kalbini düşünürsün.. Bir kalbe sahip olduklarının farkındasındır.. İsmail Abi gibi.. Hediyeyi veren kişi Noel Baba dahi olsa ona "ama beni çok mahcup ettin, ben hiçbir şey almadım ki sana" cevabını verebilecek kadar vicdan sahibi olmak demektir bu.. Bir tutam mutluluk sonrasında yine kendi açmazına hapsolup boşluğa el sallamaktır.. Sessiz sessiz haykırmaktır, sevgisiz kalmış adamların yaptığı.. Ölmeye yakınken ve öldükten sonra da, yine haykırmayı ve değer verdiğin kadar değer görmeyi beklemektir, aynı safça umutla.. Hiç değilse mezar taşındaki isminin olsun "o" kişilerden merhamet ve sevgi görmesini umut edersin, dilenirsin.. Ama bilirsin ki o isme bakan ve seni hatırlayan yegane canlılar, mezar taşının ucundaki su konulan oyuğa tünemiş kuşlar olacaktır..


Yaşarken ölüsündür..

1 Kişi Üşenmedi:

dinamo dedi ki...

Emrah Serbes'ten gelsin.Erken kaybedenlerden...

“Çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü, şaşkınlıklarım küçüldü, beklentilerim küçüldü. Büyüdükçe öyle küçüldüm ki, içimde tutacak bir şey kalmadı. Büyümenin bir bedeli varsa işte bu, yarım metre uzadım, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim.”

Related Posts with Thumbnails