16 Ocak 2012 Pazartesi
A Separation
Çevrenize bir göz atın.. Bugüne dek kimlerle, neden çatışmışsınız bir düşünün.. Zıtlıklarınız, anlaşmazlıklarınız, sorunlarınız, her şeyi düşünün.. Hep demişimdir, bu ülke insanının en rezil ve en tehlikeli özelliği egosu.. "Haksızım, veya yetersizim, veya da suçluyum, ve af diliyorum" minvalinde bir cümleyi kurabilecek dürüst insan sayısı maksimum 10000 falandır bu topraklarda.. Evde annenizle, okulda arkadaşınızla, sevgilinizle, kankanızla, komşunuzla vsvs, kimle tartışırsanız tartışın, o tartışma dahilindeki başrol kesinlikle ahlaki değerler, toplumsal doğrular, görgü, dürüstlük, şeref falan değildir.. Önemli olan tek şey, tartışmanın merkezine oturmuş tek şey, kendini haklı gösterme çabasıdır.. Egolar o kadar şişik ki, "yenik" düşülmemek adına yanlış olduğunu bildikleri bir şeyi bile deli gibi savunabiliyor insanlar.. Bu uğurda yalan söyleyebiliyor, iftira edebiliyorlar.. İşte bu sorun, bu dünyadaki belki de en net, en yaygın olgudur.. İnsana dair en gerçek ve en karakteristik özelliktir.. A Separation bize bu gerçekliği veriyor cesurca..
Filmler insana çoğunlukla iyi bir karakter sunar.. Karşısına da kötüyü koyar ve siz o iyiyi benimser, filme daha sıkı tutunursunuz.. Bu elbette ki yanlış değil, ancak kolaycılık.. A Separation'ın 4 ana karakteri, izleyeni film boyunca bir sağa bir sola çarpıyor.. Tam bir karakterin haklı olduğuna inanma yolunda elinizdeki doneleri üst üste yerleştirip fikrinizi sağlamlaştırırken, 1 dakika sonrasında kendi ayağınızla o temele tekmeyi koymanıza neden oluyor.. Bu açıdan çok sarsıcı..
4 karakterin durmadan çatışması ve birbirinlerini bastırmaya çalışması, bu olaysız, vurmasız, kırmasız filmin özetini oluşturuyor.. Bir xy grafiği düşünün.. Normal bir filmde eğri orijinden başlar, arada yükselir alçalır falan ama genelde o eğri iki yönde de artmaktadır ve filmin sonunda bir bakarsınız eğri uçmuş gitmiş.. Bu filmde ise x'e paralel dümdüz bir çizgi düşünün.. Müthiş bir şey bu.. Senaryonun gücünü buradan anlayın.. En ufak bir uyanıklık amacı gütmemiş yönetmen, takdir edilesi.. Senaryo dediğimiz şey günümüzde ne kadar şaşırttığıyla ilintili olarak değerlendiriyor, yazık.. A Separation ise senaryonun tanımını baştan yazıyor, başka bir deyişle özüne döndürüyor.. Çok güçlü diyalogları, akışı ve hikayesiyle.. Oyunculuklar da, o izlediğim şeylere oyunculuk diyemeyeceğim kadar gerçek ve muhteşem.. Bir Zamanlar Anadolu'da son 5'e kalır da ödülü bu filme kaptırırsa -ki kuvvetle muhtemel- gram üzülmem.. Tavsiye edenlere teşekkür ediyorum, tavsiye ediyorum..
9
edit: o iğrenç ses tonları var ya.. evet iğrenç ama, onlar da çok gerçek lan.. en cool ve en olgun tonlarıyla konuşmuyor karakterler.. aksine, en yelloz, en uyuz, en mahalle karısı -erkekleri de öyle- tonlarıyla konuşuyorlar.. yine bakın çevrenize.. gerginlik anlarında en sevdikleriniz bile ses tonu ve surat ifadesi olarak ne denli çirkinleştiklerini düşünün.. bu açıdan da bir tebrik daha yönetmene..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 Kişi Üşenmedi:
Yorum Gönder