6 Ocak 2012 Cuma

Ah Raif..

"Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda, onun hakikatte bize hiçbir şey vermiş olmadığını görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız sırada bizden bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.
bunun böyle olmaması lazımdı."

...

"O'nun bana böyle yapmaya ne hakkı vardı?
O, beni birdenbire sessiz ve karanlık dünyamdan ayırmış, ışığa ve sahiden yaşamaya götürmüştü. bir ruhum bulunduğunu ancak o zaman fark etmiştim. şimdi geldiği kadar sebepsiz ve ani çekilip gidiyordu. fakat benim için bundan sonra eski uykuya dönmek imkanı yoktu. yaşadığım müddetçe türlü türlü yerler gezecek, dilini bildiğim ve bilmediğim insanlarla tanışacak ve her yerde, herkeste onu, maria puder'i, kürk mantolu madonna'yı arayacaktım.. onu bulamayacağımı daha şimdiden biliyordum: fakat aramamak elimde olmayacaktı. beni bütün ömrümce bir meçhulü, mevcut olmayan bir şeyi aramaya mahkum ediyordu. bunu yapmamalıydı..."

...

"Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben bu dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim..."

10 Kişi Üşenmedi:

Barakuda dedi ki...

ve daha bu paragraflar gibi onlarcası yüzlercesi.. belam sikildi sabahın köründe okuyunca.. 1 ve 3 o kadar ben ki.. ak..

joker dedi ki...

sanki biz diil ak..

persephone dedi ki...

"hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim"

sadece bu bile her şeyi özetliyor sanırım.

sima dedi ki...

Dünyanın en basit, en zavallı; hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir! Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz? Niçin ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rastgeldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiyoruz?

Barakuda dedi ki...

evet o tespit de şahaneydi..

Adsız dedi ki...

ben bugün belki de buna benzer bir şey yaşadım. her şeyimi verdiğime emindim ona ,ona baktım sonra. her şeyden çok yoksun bir hali vardı.vicdan azabı çekip vazgeçmek istedim , geri dönmek. daha sonra daha çok pişmanlık yaşayacağımdan emindim kendime engel olup susabildim.bu sevmeyi beceremeyen vicdanlı ama nasılsa umursamaz halimle ; mutlu edebilir onu ama ona hayatım boyunca asla gerçekten bir şey bile veremezdim.şu an bile onu üzdüm diye üzgünüm. kendim üzülmeyi bile beceremediğimden başkaları adına üzülüyorum. her şeye rağmen kısa bir süre sevebildim ilk kez sonra yine ben oldum eskisi gibi. ama hep bağlı kaldım ona, her zaman.

joker dedi ki...

kitabın sadece satırlarını değil ruhunu da okuyabilen kadınların olması güzel.. bazı şeylerin cinsiyeti olmaz ama bu eser erkeklerin yüreğine daha çok dokunabilecek bir yapıda bana göre.. "o 'yürek' varsa vardır, yoksa yoktur, kadını erkeği olmaz" diyerek başka bi yorum da yapılabilir tabii.

wimparella dedi ki...

acıtıyor fazlasıyla.. bağlanmak korkusu, ilşki korkusu.. bu tarz insanları sevmiyorken ve küçümsüyorken zamanında aslında en çok seven kişiler olduğunu gözden kaçırmışım.

Barakuda dedi ki...

işte gözden kaçırsanız da küçümsemekten siklememekten sevmemekten vermemekten(kalp!) vazgeçmezsiniz mesele burada.. bu farkındalık ayakları çok sahte geliyor işte..

gözden kaçırmışım vsvsvs ee.. icraat eskisi gibi olduktan sonra yerler öyle vicdanı..

vicdan denen şeyin ağızlara sakız olmasından da tiksiniyorum.. vicdanlı olmak.. peeh.. orta malı oldu iyice bu müthiş anlamlı kelime..

joker dedi ki...

bi de bu kadar basit olmamalı.. "zamanında küçümsüyordum meğer ne çok seviyormuş".
hah bu kadar basit işte bitti.
cezası idam olmasa da bir bedeli olmalı.. bundan sonra kişi gerçekten değişse bile, önceki acılardan da yargılanmalı.. ama böyle bir model de yok maalesef.. çeken, çektiğiyle kalıyor.

Related Posts with Thumbnails