Fotoğraftaki renkleri bir kenara bırakın, görmeyin, istediğiniz ve sevdiğiniz renkleri yerleştirin oraya.. Ne görüyorsunuz? Rica ediyorum bir 30 saniye düşünün fotoğrafa bakıp..
Düşündünüz mü? 100 kişi düşündüyse, bunların 98'i hayranlıktan götü kaybetmiş durumda eminim.. Çünkü 2-3 gündür sosyal medyada gözlemlediklerim aynen bu.. Burada Fenerbahçe söz konusu olduğu için öznem de onlar olacak haliyle.. Ancak siz laflarımın bütün kulüplere ve taraftarlarına gidiyor oluşundan mutlak surette emin olunuz, şüphe etmeyiniz, ricamdır..
Evet, tekrardan bakıyoruz.. Ve ne görüyoruz? İnsanlar bu inanılmaz tatlı çocuğun üstünde sevdikleri renkleri görünce yüzleri gülüyor, mest oluyorlar, renktaşlarıyla paylaşıyorlar, içleri mutluluk doluyor..
Ben ise utanç duyuyorum.. Dehşete düşüyorum.. Bir anne baba düşünün ki daha etrafındaki hiçbir şeyi algılayamayacak yaştaki çocuklarının hayatının kalanında yapacağı seçimlere şimdiden set koymuş, güdümlü kılmış.. "Sen bu takımı tutacaksın" diyor.. Hatta bırakın bunu, "tutuyorsun!" diyor.. Daha şimdiden sempatiklik, şekerlik, renk aşkı vs gibi sahte yaftalarla bu baskıyı uygulayanlar ileride neler yaparlar siz tahmin edin.. Uzun süredir kafayı takmış olduğum bir durumdur bu ve de bugünlerde şu fotoğrafla birlikte sinirim kat kat artmış durumdadır..
Çocuğuna, tercihlerine, kalbinin gittiği yöne bırakın saygı duymayı, kulaklarını dahi tıkayan bir baba, anne.. Ve bu yaptıklarından gurur duyuyorlar.. Kimisi çevreye karşı hava atıyor, kimisi coşkusunu kendi içinde yaşıyor.. Bu faşist ve baskıcı zihniyet, ne yapıyor olduğunun farkında bile değil.. Ve emin olun ki şu diktatörlüğü yapanların çok büyük kısmı siyasi görüş olarak cumhuriyeti, demokrasiyi benimsemiş, hümanist ve adaletli geçinen, gelir düzeyi ve kültür seviyesi belli bir seviyenin üstünde olan kişiler..
Hep delirmişimdir kendi içinde adaletten, doğrudan, ilkeden, şereften dibine kadar yoksun olup da etrafa bu naraları atanlara.. Bu örnek de bütün içerisinde küçücük bir parçadır aslında.. Ama en hamı ve en tehlikelisidir de aynı zamanda.. Ben çok uzun zamandır hayalini kurmuşumdur şayet ileride çocuğum olursa takım seçiminin tamamen kendisine ait olmasının.. Veya da hiç tutmamasının, ilgilenmemesinin.. Şunu düşündüğüm 5 saniyede bile huzurla dolabiliyor içim.. Çünkü biliyorum ki o, 2-3 tane renge gönlünü vermiş ve kalbinin ona gösterdiği yoldan gitmiş, içi sevgiyle dolmuş.. Birtakım şeyleri görmüş, değerlendirmesini yapmış, ve kararını vermiş.. O seçmiş, oğlum, kızım..
Benim daha 1 aylıkken üstünde Galatasaray tulumuyla yatakta debelenen çocuğumla ben nasıl gurur duyarım ki o 10-15 yaşına geldiğinde? Tuttuğum takımı bir dikta sonucunda tutmuş bir çocuk.. Belki çok sevmiş, belki de hiç sevmemiş, önemli mi bu.. Ama insanlar psikopatlaşıyor bu takımcılık olayında.. Ufacık çocuğa şu giysileri giydirebiliyorlar, fener ya da cimbom dedirtebiliyorlar.. Çok vahim bir durum.. Çok.. İşin acı tarafı da, bundan hayvan gibi gurur duyuyorlar, çevrelerine karşı böbürleniyorlar.. Çünkü onlar için 1 kişi 1 kişidir ve karşı yakayı seçen bir çocuk, asla düşünülemez! Bugün ayı volkan basın toplantısında "35 milyon fb taraftarı" gibi bir cümle kurmuş ya hani, zihniyet bu işte.. Ayısı da, enteli de, temiz kalplisi de, adisi de aynı düşünüyor.. Ortak paydaysa saygısız olmak..
Günün birinde çocuğum olursa ona hiçbir bok demeyeceğim şu takımı tut minvalinde.. Ben yine maçıma giderim, formamı giyerim, her şeyi de yaparım, ama o serbest olacak.. İster bana kıl olsun muhalefet peşinde koşsun başka takım tutsun, isterse de sevgimden feyzalsın.. Önemli değil.. Çünkü doğrusu bu.. Başkasının bu faşist, ruh hastası, kompleksli tutumlarını da öldürsen kabul etmem, kimseyi de dinlemem, hak vermem.. Çocuğuna bu dayatmayı uygulayan anne babanın, dayının amcanın, kardeşin kuzenin, mağazalarında bu tarz bebek ürünleri satan bütün kulüplerin, ve şu hareketi beğenenlerin ta amına koyayım.. Elimde olsa, kuvvetim nüfuzum olsa, şunların satılmasını da yasaklarım, çocuğuna nokta kadar dahi olsa baskı uygulayan anne babayı da hapse sokarım, şerefsizim acımam..
Ben kimim? 6-7 yaşlarında muhtemelen çevre baskısı veya başka belirsiz nedenlerle çok kısa dönemler Beşiktaş ve Fenerbahçe'yi tutmuş(beşiktaşı hatırlıyorum, feneriyse hayır), akabinde yine aynı yaşlarda Galatasaray'ı sevmiş bir aşk eşşoğleşşeğiyim.. Kendim seçtim, sevdim.. Sapıklığınız size kalsın kokuşmuş beyinli, kompleksli, güce tapan, çoğunluk yanlısı şerefsizler..


























