30 Aralık 2011 Cuma

Drive


Sonradan "eh ya değişik, faydalı bir tecrübeydi be" düşüncesine doğru doğru biraz evrilmiş olsa da, fikirlerim genel olarak hala geçerli Valhalla Rising hakkında.. Olaya bu filmle girme nedenimse Valhalla Rising ile Drive'ın aynı yönetmenin elinden çıkmış olması.. İsmini siktiğimin filmi maalesef ki içimden bana "valavalavallah sevdim seni valavalavallah yaktın benii" şarkısını söyletmekte.. Bu yüzden agresif tutumum yüzünden özür, de dilemiyorum, beğenmeyen siktirip gider öf..

Nicolas Winding Refn kişisi, sana sesleniyorum.. Bana bizzat yöneltmiş olduğun herhangi bir af dileme çabasını görememiş olmamı, yönetmen sıfatın nedeniyle doğal olarak sahip olduğun o pislik egona ve kibrine yoruyorum.. Yoksa sen de biliyorsun yediğin boku.. Ama normal hayatında kinci bir adam olan ben, nedense sana karşı ikinci bir şans verme eğiliminde hissettim kendimi.. Bu dürtü sonucunda da  Drive'ı izledim.. Biliyorum, af dilemek zordur, bu amına kodumun hayatında insanlar(?) o sikik egolarını yenip de af dileyemez kimseden.. Ama sen bu filmle başın önünde, masumane bir duruşla konuştun benimle.. Özür diledin.. Affet beni abi dedin.. Drive dedin Gosling dedin üslup dedin kanıma girdin.. Seni affettim Nicolas Winding Refn.. Affettim seni çocuk.. Artık sıkı bir takipçinim.. Büyüksün abi..

Drive daha ilk dakikasından itibaren parçaladı beni.. Bir yandan sakinliği pompaladı bünyeme, diğer yandan kolumdaki tüyleri kaldırdı.. Zihnim o şahane müziklere mi yoksa o müthiş çekimlere mi odaklanacağına bir türlü karar veremedi.. Arada bıraktı beni Drive.. Driver'ı seveyim mi sevmeyeyim mi bilemedim.. Ne istediğini bir türlü yansıtamayan Irene'i sarayım mı yoksa sövüp siktir mi çekeyim bilemedim.. Yediği tonla bok olmasına karşın pişmanlığıyla yüreğe dokunan Standard'a acıyayım mı kin mi duyayım bilemedim.. Aptal gibiyim hala.. Süper senaryolar süper zeki adamlardan çıkabilir, bunu bir mantığa oturtabilirim.. Adam zeki beyler derim çıkarım işin içinden.. Ama bu hem dingin hem de yürek kabartan filmi, bu tarzı, bu sade anlatımı neye yoracağımı bilemiyorum.. Sanat bu işe lan.. Saygı duyulası..

Bağımsız mı dersiniz indie mi dersiniz bilemem, anlayın siz.. O etikette bir film çekecekseniz böyle çekin ulan işte.. Yine egonuzu tatmin edin, ruhunuzu doyurun, açlığınızı giderin ama azıcık adam olun ak.. Küçücük bütçelerle çekilen bu kocaman filmlere bayılıyorum.. Ryan Gosling'in The Notebook giysisinden iyiden iyiye kurtulmuş olması çok iyi.. Ses tonu süper adamın.. En odun göründüğü anlarda bile çok büyük oynuyor aslında.. E zaten efsane film Blue Valentine nedeniyle ayrı severim kendisini, canını yirim.. Carey Mulligan da çok değişik bir hatun.. Bir yandan o gamze ve bakışlarla 35'ine gelse bile 25'inde gösterecek bir küçüklüğe, masumiyete, munisliğe, kedi canınılığa sahip ama bir yandan da öyle bir seksapel var ki en azgın, en yırtık, en yosma karakteri de bile süper oynayabilir.. Shame'de azıcık ucundan vermişti o havayı.. Nasıl bir midesiz olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim, pis karı, allah belanı versin..

Aman aman bir senaryosu olmasa da popülarite amacı gütmeyen, sade, sansasyonel olmaktan uzak, hoş ve çok gerçek yapısıyla beni feci yakalamış bir filmdir özetle Drive..

8

4 Kişi Üşenmedi:

Çirkin Hatun dedi ki...

listeme ekliyem, 2 film olarak bunu izlicem.

Barakuda dedi ki...

anlamadım..

sima dedi ki...

tespitler çok yerinde tabii bana göre... filmim sakinlik pompaladığını güzel ifade etmişsin.
yüreğine ve eline sağlık...

Barakuda dedi ki...

teşekkür ederiz efendim..

Related Posts with Thumbnails