
Kadronun hayvanlığına bir bakın önce.. Her türden insana hitap edecek zengin bir topluluk.. Kevin Spacey, Jeremy Irons ve Stanley Tucci kaldırıma sıçsa oturur 2 saat izlerim diyecek tonla insan var dünyada.. Veya; "Simon Baker'a -namı diğer Patrick Jane- hastayım, her türlü izlerim", "ayyy gossip girl'den Dan!!", "Demi Moore varsa kesin sevişme sahnesi de vardır lan!" şeklinde çoğaltılabilir.. Peki sonuç? Bence tahmin ettiniz..
Muhteşem kadro, zayıf film.. Bir yatırım şirketinin 1 gün içinde gelişen çöküş sürecini anlatıyor.. Konusu bu kadar.. İzleyiciye kattığı bu kadar.. Hepitopu bu kadar.. Kullanılan iktisadi ve yetersiz dil, iktisat okumakta olan beni dahi epey zorladı.. Gerçi benim gibi boktan bir iktisatçı da zor bulunur ya neyse.. Dolayısıyla film, seyir şevkini(zevk lan o) sağlamaya çok uzak bir görüntü çiziyor.. Başında ve sonunda vaadettiği hiçbir şey olmamasının yanında gelişme sürecinde de en ufak bir artısı yok..
Demi Moore falan resmen filmografiyi şişirmeye oynamış sanki.. O denli silik ve etkisiz.. İlk cümlede saydığım ilk 4 isim elbette ki klaslarını konuşturuyor ama film tamamıyla ortada kalmış ise onların da etkisi bir yere kadar oluyor..
Kapağı müthiş çekici fakat içi bomboş bir kitap gibi Margin Call.. Gerçi ver bu küçük ve basit hikayeyi David Fincher'a, onu da muhteşem bir film yapar adam, The Social Network gibi..
3
0 Kişi Üşenmedi:
Yorum Gönder