30 Eylül 2011 Cuma

İnsan..

"Neden ona bağış var da bana yok? Birlikte ölmemiz gerekiyordu; onun benden önce öleceği konusunda bana söz verilmişti, beni tek başıma öldürmeye hakkınız yok; tek başıma ölmek istemiyorum, istemiyorum!"

Ve kıvranarak, uluyarak, kükreyerek ve ellerini bağlayan ipleri koparmak için inanılmaz çabalar harcayarak iki papazın kollarından kurtuldu.

Cellat iki yardımcısına işaret etti, onlar idam sehpasının altına atladılar ve gelip hükümlüyü yakaladılar.

"Ne oldu diye sordu Franz konta. Çünkü tüm bunlar Roma şivesiyle konuşulduğu için Franz çok iyi anlamamıştı.

"Ne mi oldu?" dedi kont, "anlamıyor musunuz? Ölecek olan bu insan denen yaratık, benzeri kendisiyle birlikte ölmeyeceği için öfkeli ve kendisinin yoksun olacağı yaşamdan o yararlanacağı için sevinmek yerine, bıraksalar onu dişleri ve tırnaklarıyla parçalayacak. Ah! İnsanlar, insanlar! Karl Moor'un söylediği gibi, timsah ırkı!" diye bağırdı kont iki yumruğunu kalabalığa doğru uzatarak, "sizi ne kadar iyi tanıyorum, siz kendinize yaraşırsınız!"

Gerçekten de Andrea ve celladın iki yardımcısı tozların içinde yuvarlanıyorlardı, hükümlü durmadan bağırıyordu: "O ölmeli, onun ölmesini istiyorum! Beni tek başıma öldürmeye hakkınız yok!"

"Bakın bakın," dedi kont iki genci de ellerinden tutarak, "bakın, çünkü bu benim için çok ilginç; yazgısına boyun eğmiş, idam sehpasına doğru yürüyen, bir korkak gibi ölmeye giden bir adamdı bu, doğru, ama sonuçta karşı koymadan, acı acı yakınmadan ölecekti: ona bu gücü veren neydi biliyor musunuz? Onu avutan neydi biliyor musunuz? Cezasına sabırla katlanmasını sağlayan neydi biliyor musunuz? Bir başkasının onunla korkusunu paylaşmasıydı; bir başkasının da onun gibi ölecek olmasıydı; bir başkasının ondan önce ölecek olmasıydı. İki koyunu kasaba, iki öküzü mezbahaya götürün ve onlardan birine arkadaşının ölmeyeceğini anlatın, koyun neşeyle meleyecek, öküz zevkten böğürecektir; ama insanın, Tanrı'nın kendine benzeterek yarattığı insanın, Tanrı'nın ilk, tek en yüce yasa olarak insanı sevmeyi benimsetmek istediği insanın, Tanrı'nın, düşüncesini dile getirebilmek için ses verdiği insanın, arkadaşının kurtulduğunu öğrendiği zaman ilk çığlığı ne olacak? Bir küfür. Doğanın bu başyapıtına, yaradılışın kralına, insana saygılar!

Monte Cristo Kontu (Alexandre Dumas), sf 323, ithaki yayınları

Bu dünyanın başına gelen en büyük felaket insandır.. İnsanların büyük çoğunluğundan nefret eden, yine insanlar tarafından bu yaptığı sevgisizlik olarak itham edilip ayıplanır, dışlanır.. Bütün insanları sevmelerini telkin eder ve diretir o insanlar, insanlara.. Öyle ki insanların büyük çoğunluğuna duyduğunuz ve o güne dek koruyabildiğiniz nefretinizi insanlar kabullenir ve bu sefer onlar sizden nefret eder, ve ne acıdır ki insanların size duyduğu bu nefret sizin kalbinizi acıtır, ve kırar.. Kendini hem şahsi nazarlarında hem de toplum nazarında daima masum kılma güdüsü içinde olan insan, altına imzasını koyduğu kötülükleri asla kabul etmemiştir, etmeyecektir.. Ve bu insanların çirkinleştirdiği ve bütün yaptıklarının yanlarına kar kaldığı dünyada, ben insanları sevemem.. Sizi sevenler çok az, size yönelen nefretler ise pek fazla olabilir.. Haksızlığa isyan ise en çaresiz hallerde bile mümkündür, susarak bile olsa.. Ancak haketmeyeni sevemezsiniz.. Sevmeyin de.. Çünkü o bir insan..

0 Kişi Üşenmedi:

Related Posts with Thumbnails