10 Ağustos 2011 Çarşamba

Çok sevdik ama siktirip gitmen gerekiyordu Arda..


Öyle böyle değil, cidden çok sevdim Arda'yı.. Şimdilerde moda olan, yeri gelince yeren yeri gelince de söven o garip sevgiden de değildi benimkisi.. Bir kardeş gibi sevdim.. Bir idol gibi, bir çocuk gibi.. Her türlüsünden sevdim.. Ama o haketmedi..

Boleslav maçında kapalı'nın önünde güneş gibi doğarken, hayatımızın en mutlu günlerinden birini geçirmekteydik bizler.. Yıllar süren buhrandan sonra ilk kez bir umut ışığı kaplamıştı içimizi.. Kısa sürede de anlaşıldı bu masalın pek de kısa sürmeyeceği.. Arda müthiş bir futbolcuydu çünkü.. Ve en önemlisi, zekiydi, uyanıktı, adamdı, değişikti..

Şimdilerde "medya bize karşı!" diyedursun beyzadeler, aziz'in uşağı ibne medya galatasaray'la ilgili her türlü değere, çıkışa, parlamaya deli gibi saldırırken arda'nın bu planlı saldırıdan en büyük payı alacağı çoktan kesinleşmişti 2006'da..

Gerek yaşının küçüklüğü, gerekse abi tahtının takımdaki diğer sülükler tarafından tutulmuş oluşu Arda'yı birazcık geri planda tutabildi ve bu o'nun futboluyla ön plana çıkmasını sağladı.. O sahada türk futbolunun ve Galatasaray'ın en büyük özlemlerini gözlerimizin önünde giderirken ben daha ilk senesinde bile avrupa'ya gitmesini gerektiğini söylüyordum.. Bu ülke insanının büyük oranda pislik oluşu ve lanet olası ahlaksız düzenin o'nu tüketeceğini hissediyordum çünkü..

Olmadı.. Hem bütün şerefsiz dış mihraklar, hem de biz, parçalamaya başladık onu.. Metin Oktay'ın ruhani misyonunu yükledik ona.. Fener'e karşı tek başına sürdük sahaya.. Kaldıramayacağı sorumluluklar yükledik.. Yanlış yaptık..

Bir düşünün.. Bir an olsun.. Kurun kafanızda.. Sevgilinizlesiniz.. En özel anlarınız.. Kare kare birileri sızdırıyor medyaya.. Bütün türkiye görüyor bunları.. Ve denilmedik laf kalmıyor.. Aşırı derecede ahlaksız olan toplumumuz bir anda ahlak abidesi kesiliveriyor ve gencecik bir adamın hayatıyla oynuyorlar.. Giydiği pantolondan tutun, sinema kapatmasına, her şeyine manyak gibi sövüyorlar.. Fırsatları olsa çoğunu kendileri de yapacak ama, anlatamazsın işte.. Kaldı ki, size ne yani.. Size ne..

Yukarıda özet geçtiğim durum bir yanda.. Arda'nın yaptıkları da diğer yanda.. O hassas dönemlerde bile karakterleri için tek kelime dahi sarfetmenin vakit kaybı olacağı isimlerle takıldı hep gözümüze soka soka.. Rıdvan, Emre, Acun, Semih, vs.. Bırakın takılmayı, akıl aldı, fikirlerine dokunmalarını, etki etmelerini sağladı.. Hiç gereği yoktu, hiç..

Popüler olmak çok hoşuna gitti.. Ve adam olmayı, çalışkan olmayı, doğruyu, ahlakı, iş disiplinini bir kenara bıraktı.. Güvendiğim bir tanıdığımdan duymuştum, yanlış olacağına pek ihtimal vermiyorum.. Kewell bir gün Arda'nın yanına geliyor antrenman çıkışı, gel biraz şut çalışalım diyor, Arda oralı bile olmuyor.. Buna "kesin yalan!" diyebilecek birisi var mıdır cidden?

18 yaşındaki halinin üstüne hiçbir şey koyamayan bir yıldızdan bahsediyoruz.. Açılışlardan, davetlerden, oyuncu-sosyete vs çevresiyle gezmelerden fırsat kalmadı hiçbir zaman.. Maçlarda Kıvanç Tatlıtuğ ile poz atmayı seçti..

Galatasaray onurunu onursuz karakterleriyle lekeleyen Hakan Şükür, Bülent Korkmaz gibi abilerinin yancısı oldu.. Yabancı düşmanlığı yaptı.. En kralından bir faşist oldu çıktı.. Milyonlar kazandığı ve o'nu Arda yapan takımının iyiliğinin önünde tuttu abiciliği.. Lincoln karaktersiz diyorsunuz ya -ki doğru- gidin bir de ona sorun sana nasıl davrandılar diye.. Ben kapalı'da sayısız maçta tanık oldum Arda'nın Elano ve Gio'ya elinden geldiğince pas atmamaya gayret gösterdiğine.. O sıralarda da Servet ve tayfası Rijkaard'ı yollatmak için Galatasaray'ı satmakla meşguldü.. Ve bunlar paranoya değil gerçekti.. Arda'yı çok severken bunları görmek benim canımı nasıl yakıyordu bir ben bilirim..

Öyle ki, 7-8 senelik tribün hayatımda kontrolden çıktığım tek an, o hengamede Semih'in Arda'ya inen yumruğunu 70-80 metreden gördüğüm andır.. Ali Sami Yen'deki son maçta 20 30 tekmede güç bela yerinden sökebildiğim aşırı sert koltuklardan birini o an tek bir tekmeyle parçalamıştım sinirden.. Farkında değildim ne yaptığımın, bir refleks gibiydi.. O'na inen yumruk armaya inmişti çünkü.. Bayrak adamımıza.. Canımıza.. Böyleydi Arda bizim için..

Ama egolarını takım aşkından yüksek tutmaya başladığı andan itibaren parça parça oldu içimde bir şeyler.. Milyon euroları alıp da her daim mutsuz olması, derdinin tasasının bitmemesini kaldıramıyordum.. Takımdaki bütün yabancıları ahlaksız, parasını alıp yatan, didinmeyen çabalamayan adamlar olarak görüp yanında sabriyle, sarpla, ayhanla servetle çetecilik oynaması ve sahada hiçbir bok yapmaması kanıma dokunuyordu.. Baros'un, Kewell'ın, Lucas'ın, Cana'nın, Gio'nun, Keita'nın 10da1i kadar canını ortaya koymadı.. Acıttı..

Biliyordum, zordu Kadıköy'de 52000 kişinin anana sövüp de masummuş gibi davranması.. Saha içinde her türlü dayağı yiyip suçlu konuma düşmesi.. Ana bunların hiçbirisi milyonlarca galatasaray taraftarından daha önemli değildi ki.. Değmezdi.. O ise hep taraftarlık yarıştırmayı seçti, ben herkesten çok galatasaraylıyım diyerek.. Öyle değildi..

Takımdaki abiler gidince otobüste arka koltuk ona kalmıştı.. Artık kendisini kasmasına gerek yoktu.. Ben hep boş mukaveleye imza atarım diyip zamları peşisıra almak kebaptı çünkü.. Sakatlığı geçmeden, "sakatlığı pahasına oynadı!" dedirtmek için oynayıp tekrar sakatlanıp aylarca yatmak da güzeldi.. En ufak olayda onu var eden taraftara küsüp aylar yıllar boyunca surat yapmak da.. O artık patrondu çünkü.. Başkanı ve sportif direktörüyle enseye şaplak göte parmak yaşarsan, senden ağası yoktur..

Sağda solda hocalarının arkasından salladı.. Reklam çekimlerinde "ruhsuzlara takımda yer yok" diyip yabancıları medyanın önüne attı.. Baros, Lincoln, Kewell o'na asistler yaparken o yanlarından suratlarına bile bakmadan geçip sevgilisine selam yollamaya gitti.. Antalya maçında penaltıyı Keita'ya attıramadı, Elano attı diye gole bile sevinmedi, tribe girdi.. Milli takımda oynadığı gibi Galatasaray'da oynamadı.. Bin çeşit kulp taktı tavırlarına.. Hep başkalarını suçladı..

Evet, iğrençti Ahmet Çakar'dan köpek lafını duymak, Erman Toroğlu'ndan seks hayatına yönelik ithamlar dinlemek.. Ve aklıselim taraftar her daim korudu onu.. Fener'e yem etmedi.. Embesil bir gruba tavır koyacağına keşke, o'nu, çok kızsalar da her şeyden koruyan taraftarına vefa borcunu ödeseydi..

Arda da maalesef, adını Galatasaray'dan yukarıda görenlerin yolundan gitti.. Hakan'ların, Bülent'in, Şaş'ın yolundan.. Keşke her şey başka türlü gelişseydi..

Arda'ya çok kızgınım.. Ona kızgın olanlara kızıp romantiklik yapanlara daha çok kızgınım.. Fotoğrafını yollama oralardan Arda.. Ben çünkü affetmeyeceğim kendi adıma seni, naçizane.. Masum değilsin.. Ama ne demiş Khaled Hosseini.. Yeniden iyi biri olmak mümkündür.. Hele ki arkanda olanca kızgınlıklarına rağmen seni ve başarılarını deli gibi destekleyecek milyonlardan oluşan bir kitle varken..

Keşkeler çok.. Ama artık gerek de yok.. Galatasaray'dan büyük değildir hiçbir isim.. Ne terim, ne arda, ne hasan, ne hakan.. Hiç kimse..

Galatasaray'ın yerli sorunundaki çıbanbaşı gitmiştir.. Sorunlar büyük ölçüde azalacaktır yeni bir yeniçeri türemediği müddetçe.. Galatasaray'ın önü açılmıştır.. Arda'nın da.. Kalbimiz ikisi için de çarpacaktır her şeye rağmen.. Daima..

Tek kalan.. Umarım kıymetimizi bilir ileriki hayatında.. Kapalı'ya yumruk şov yaparken fener taraftarına kolunu sokmuştun ya onca yıldır yaptıklarına karşı, içimin yağlarını eritmiştin be.. Ama hataydı :)

Ayrıca arkadaş çevreni sikeyim hiç kusura bakma..

Güle güle Kaptan..

0 Kişi Üşenmedi:

Related Posts with Thumbnails