Yok, bir türlü olmuyordu.. İnandığı, inanmadığı ne kadar inanç odağı varsa hepsine dua ediyordu birazcık daha uyuyabilmek ve mümkün olduğunca ayık kalmamayı başarabilmek için.. Fakat 34 yıldır gerçekleşmeyen mucizenin bugün gerçekleşmesi beklenemezdi doğal olarak ve mahmur haliyle bunu zor da olsa kabullenebildi. Gözlerini güç bela açıp farklı bir şey görebilme umuduyla kuvözdeki bir bebek gibi sağı solu incelerken karın bölgesinin bir karış uzağındaki şişkinlikte sabitlendi bakışları. Dudak büktü, canı sıkıldı.. Sağ kolunu bir umutla yatağın boş kısmında gezdirdi.. Tek hissettiği, terinin neden olduğu ıslaklık ve boşluktu.. Doğruldu, yatakta oturur vaziyete geldi..
Yorulmadan yapabildiği belki de tek şey olan düşünme sürecine hapsetti kendisini.. Hayatının hiçbir anında ileriye bakamadığından olsa gerek, rengi solmuş halıya sapladı yine bitik ifadesini.. Gençliğinin starlarından Derrick Rose'un çift el smaç basarken topla çizdiği görünmez çeyrek çemberi andıran kambur oturuşu, göbeğinin kat kat olmasına ve bu katların arasında kendini gösteren oluklarda biriken terin leğen kemiğinin yan taraflarına doğru akarak şortunu ıslatmasına neden oluyordu.. Pamuklunun tere karşı olan sonsuz emiş gücü, bir kadının boynundan memesine doğru yol alan alkol şelalesini tümseğin tepe noktasında aynı emiş gücüyle mideye indirme arzusunu hatırlattı.. Nabzını şortunun ortasında hissedince dönebildi ancak Capua'dan Zuhuratbaba'ya..
Uyanmıştı artık.. Boncuk boncuk terlemiş alnı ve panjurun aralıklarından sızan güneşin yaktığı sırtı, banyoya gidip yüzünü yıkaması gerektiğini işaret ediyordu ona.. Tam bu gerekliliğinin farkına varıp yatakla banyo arasındaki uzaklığı yorgun adımlarıyla katetmeye üşendiği sırada koltuk altından ince ince yayılan kokuyu duyumsadı.. Duşa gir diyordu koku.. "Ne diyeyim" diyerek kaderini takribi 10000. kez kabullendi.. Gün kötü başlamıştı..
30 saniye civarında süren meşakkatli yolculuk banyonun kapısında son bulmuştu.. Önce ışığı, sonra kapıyı açtı ve yıllar önce kaybettiği kendisini bir kez daha buldu aynanın karşısında.. Ve baktı.. Çocukluğunda vesikalık fotoğraf çektirmeye gittiğinde fotoğrafçının durmaksızın, "gülsene" minvalinde direktifler verip bunda da diretmesini asla anlayamamış ve normal duruşunu büyük oranda koruyarak, yani somurtarak poz vermiş biri olarak o pozun benzerini gördü aynada.. O çekimlerde gülseydim acaba hayatın kalanında da gülebilir miydim, yoksa o sahtelik gün gelir diyet ödetir miydi bana diye düşündü.. Bakmaya devam etti..
Yoktu.. Hiçbir şey yoktu.. O anda hiç olmadığı kadar kararlı davranmak istedi ve.. Aradı.. Seyrekleşen bölgelerde çim adam kafasına yaklaşık bir yoğunlukta saç kümesi aradı.. Yoktu.. Daha şekilli, daha köşeli bir kafatası aradı.. Yoktu.. Tanrı ve estetik cerrahlarca ortaklaşa dizayn edilmiş kusursuz hatlar aradı.. Yoktu.. Morarmamış, capcanlı, acıları dışa vurmayan göz altları aradı.. Yoktu.. Şansın, başarmışlığın, kazanmışlığın surata kondurduğu egoyu aradı.. Yoktu.. Omuzlarına ve gövdesine baktı, genişlik ve dimdik, güçlü bir vücut dili aradı.. Yoktu.. 2-3 parmak yukarıda bir göğüs ucu, ev baklavası tadında bir six pack ve adonis aradı.. Yoktu.. Gözlerine baktı, neyim var ki diye sordu.. Cevap veren yine kendi gözleriydi: "Hiçbir şeyin yok".. "Kimde varım?" diye sordu.. "Kimsede yoksun".. "Kimde vardım?".. "Artık yoksun".. "Ben kimim?".. "Yoksun"..
Daha fazla dayanamayıp gözlerini kapatınca ansızın bir şeyin sertçe üstüne düştüğünü ve aynı anda kulak tırmalayan bir ciyaklamayı farketti.. Gözlerini açtı, kızı göbeğinin üstünde ona bakıyordu.. 6 yaşındaki çocuğunun okuldaki ilk günü olacaktı bugün ve Baba kabuslara dalınca gece kurduğu alarmı duyamamış, yatağa hapsolmuştu.. Küçük kız kavradı Baba'nın elini ve yürümeye başladılar.. Çabucak katedilen koridordan geçip mutfağa vardıklarında Anne'yi gördüler.. Anne, yüzünü yıka da gel dedi Baba'ya.. Baba banyoya gitti.. Tebessümle aynaya baktı.. Musluğu açtı, eğildi, suyu avuçlarına doldurup yüzüne çarptı.. Ve uyandı.. Alnında bir ter damlasının saçlarına doğru aktığını hissetti.. Sırılsıklamdı.. Aniden fırlayıp evin bütün odalarını tek tek kontrol etti hızla.. Kimse yoktu.. Yatağına yürüdü ağır ağır.. Oturdu.. Düşündü.. Geri yattı.. İçi kendisine sordu: "Uykun var mı?".. Seslice "Yok" dedi.. "Bekleyenin var mı?".. "Yok".. Gözlerini kapattı.. Saklandı.. Artık hayat yoktu.. O, yoktu..
0 Kişi Üşenmedi:
Yorum Gönder