12 Mart 2011 Cumartesi

The Crucible


allah yok din yalan.. Tahrip(k) gücü yüksek bomba niteliğindeki giriş cümlemi ortaya bırakmış olayım da önce; her inanıştan engizisyoncular sanık sandalyemi yontmaya başlasın, eheh..

Arthur Miller, dünya çapında ünlenmiş oyununun beyazperdeye aktarımında kamera arkasında yine katkısını veriyor ve kafasındaki atmosferin mümkün olabilecek en gerçekçi şekilde yansıtılmasını sağlıyor.. Hıristiyan dünyasının şimdilerde olanca yüzsüzlükleriyle kendilerini aydınlığın neferleri olarak görmelerine karşın ortaçağdaki aşırı yobaz ve karanlık yaşamları malumunuz.. Komünist kimliğiyle bilinen Arthur Miller'ın, 17. yüzyıldan yola çıkıp aslında kendi zamanındaki çarpıklıklara vurgu yaparak ciddi eleştirilerde bulunduğu cesur bir eser The Crucible..

Amerika'daki İngiliz kolonilerinin yaşamakta olduğu ve engisizyonun hayatın her alanında hüküm sürdüğü bir kasabada toplum tarafından ayıplanacak ve beraberinde ağır cezalar getirecek hareketlerde bulunan birkaç küçük kızın bu bedelden kaçmak uğruna kasabanın masum insanlarını cadılıkla, yani şeytanla işbirliği yapmakla suçlamaları, bunun sonucunda kasaba halkının büyük bir kaosa sürüklenmesi ve yoğun bir yargı sürecini konu ediniyor film..

Din denen şeyin bu dünyanın üzerindeki en büyük bokluk olduğu açıkken, bu filmde buram buram hissedilen ve açıkça görülen bağnazlık, yobazlık, acımasızlık, ve linç kültürü bizim ülke için de ne kadar tanıdık geliyor.. Din her yerde din.. Onu çıkarları için kullanan ve başkalarını hunharca suçlayanlar da aynı, din ve inanılan kurallar emrediyor diye acımasızlığın, sadizmin ve vahşiliğin sınırlarını zorlayanlar da.. Film bu kasvetli ortamı muhteşem yansıtıyor.. Gerilimi iliklerinize kadar hissedeceksiniz kendinizi bu iğrenç atmosfere bıraktığınızda.. Daniel Day-Lewis ve Winona Ryder'ın inanılmaz oyunculuklarının da katkısıyla hayli etkileyici bir eser buluyoruz karşımızda..

Dönem tarihini, yaşayışlarını, adetlerini vs. daha derinlemesine öğrenebilmek açısından da filmin beyne yerleştirdiği soru işaretleri pek faydalı.. Cadı kazanı, salem cadı mahkemeleri gibi kavramları sağda solda biraz araştırıp okumak faydalı olacaktır ilgililer için..

Kasvetin tavan olmasına ve sıkıcılığın sınırlarında gezinmesine karşın kesinlikle çok iyi bir tecrübe olacaktır izleyenler için The Crucible..

Son söz John Proctor reyizden gelsin;

-God is dead..!

8

0 Kişi Üşenmedi:

Related Posts with Thumbnails