
Geçtiğimiz yılki An Education abartısından sonra sağlam bir ingiliz filmi izlemek pek bir güzel oldu.. 12 dalda Oscar adaylığıyla beklentilere tavan yaptırsa da The Hurt Locker faciasını da hatırlayıp tedbirli olmayı seçtim ben.. The King's Speech, adaylık sayısı biraz fazla gözükse de en azından kalitesiyle bu durumu gözardı ettirebiliyor..
Kekeme bir varisin, kral olma telaşına düşmesiyle birlikte konuşmasını düzeltmek için bir konuşma uzmanından aldığı dersleri ve kral olma sürecini işliyor film.. İzlenebilirlik açısından çok bıçaksırtı olan bir konu tıpkı The Social Network'teki gibi müthiş bir yönetmenlik başarısıyla seyir zevkini tavan yaptıran bir hale bürünüyor.. Colin Firth ve Geoffrey Rush inanılmaz oynamalarının yanında müthiş de bir ikili oluşturmuşlar.. Biutiful'da Javier Bardem'i henüz izlememiş olmakla birlikte hem bu muhteşem performans, hem de Kral 6. George rolünün Oscar için hayli uygun bir rol olması sebebiyle heykelciği Colin Firth'ün kucaklayacağını düşünüyorum.. Yine Geoffrey Rush da büyük oranda şanslı..
Daha ilk başından izleyiciyi içine alan saf ve naif bir "küçük" başarı hikayesi The King's Speech..
8
0 Kişi Üşenmedi:
Yorum Gönder