28 Ocak 2011 Cuma

The Social Network


Facebook'un filmi diyolla (allah belanı versin baturabi) bunun için.. Bu etiket de aylardan beri öylesine ağza sakız vaziyette dolaşıp duruyordu ki etrafta, David Fincher adı bile beynime zerk edilen negatif etkiyi kırmaya yetmiyordu.. An itibarıyla, beni ablukaya almış olan olumsuz fikirlerimin tamamen kaybolmuş olması çok iyi hissettirmekte..

Icq'ydu Napster'dı şuydu buydu derken zamanın modasını oluşturmuş tonla uğraş gelip geçti hayatımızdan ancak hiçbirisi facebook kadar etki yaratmadı.. Msn falan dahil.. Böylesi bir konunun filminin çekildiğini duyunca ister istemez efsane bir etki yaratmasını bekliyor insan.. E sonra düşük profilli oyuncu kadrosunu görünce inceden dudak da büktürüyor.. Bunlar ve daha birçok adını koyamadığım önyargıyla izlediğim filme, aşırı derecede yoran ve ilerisi için korkutan makineli tüfek hızındaki diyaloglarla bezeli ilk 5 dakika ile bağlanmam devamını da çok kolay getirmemi sağladı.. Tempo verilmesi çok güç olan konu 2 saatlik süreye karşın çok akıcı ve odaklayıcı şekilde ilerliyor ve sanırım bunda en büyük etken -insanlar her ne kadar kendisini bu filme yakıştıramadıklarını söyleseler de- David Fincher.. Batırılması çok olası bu konuyu, sapacağı ve ekleme yapacağı fazla bir alana, kaynağa sahip olmadan böylesine muhteşem yansıtması Oscar için de şansını muhakkak ki arttırıyor.. Demem o ki bu film tam bir yönetmenlik başarısıdır, çok net..

Geçmiş ve gelecek arasında mekik dokunması ve aradaki mesafenin yavaş yavaş kapanması müthiş olmuş.. Müzikler çok iyi.. Jesse Eisenberg seçimi harika olmuş ki adaylığı pek şansı olmamasına rağmen haketmiş dibine kadar.. Conan'da izlediğim hali de aynı fimdeki gibi kambur bir geek gibiydi, sevdim.. Justin Timberlake şaşırtıcı derecede iyi.. Diğer rollerde de sırıtan bir kişi bile yok..

Bazı filmler var işte böyle çoğu kişiye süper gelmiyor ama bir yerden yakalıyor işte bünyeyi.. Freedom Writers geldi aklıma mesela.. Mide bulandırıcı ölçüde yahudi propagandasına giriyordu, gene anne frank'ler vs ama çok sıcak bir havası vardı, çok sevmiştim.. The Social Network de öyle.. Çok sevdim, çok ısındım..

9

3 Kişi Üşenmedi:

csyasoo dedi ki...

Güzel film ama 8 dalda adaylık için yeterli değil gibi geldi bana.

http://csyasoo.blogspot.com/2011/01/social-network-2010.html

Barakuda dedi ki...

işte ben o adaylık sayısını da kendi başına değil, diğer filmlerin kaptığı adaylık sayısı karşısında değerlendireyim istiyorum.. yoksa işin içinden çıkamayız gibi.. güçlü film sayısı da hayli az.. the social network'ün adaylık sayısı tek başına abartı olabilir, doğrudur, ancak true grit karşısında ise az mesela.. garip.. neyse..

csyasoo dedi ki...

True Grit'i bugün yarın izlerim. Senin film hakkındaki yazını okudum ve senin yazına paralel çok yazı gördüm. Coen kardeşler tamam iyi filmler yapabiliyorlar ama öyle ahım şahım olmadıkları konusunda hemfikirim.

Related Posts with Thumbnails