Dexter / 511-512

Dexter 4. sezon finaliyle, izleyenlere 5. sezonda Dexter'ın kimliğinin yüksek ihtimalle ifşa olacağı mesajını vermişti ve sezon promoları da bunu kanıtlar nitelikteydi.. Ancak olay başka türlü ilerledi.. Yeni dostlar, yeni düşmanlar, ve dibe vurmak yolunda bir kez olsun geri adım atamayan Dexter.. Bu durum dizinin 5. sezonda bitmeyeceğini de bizlere hissettirmiş oldu ve sezon sonunda da 6. sezon onayı alındı bildiğimiz gibi..

Dizinin 5. sezon senaryosu tek kelimeyle muhteşemdi.. Ufak kusurlar yok mu, elbette var.. Paranoyak bir izleyen değilseniz en süper yapımlarda bile her türlü hatanın olduğunu zihninizde durmadan tekrarlarsınız, ve bu hataları zihninizde etkisizleştirirsiniz.. Bu şekilde 5. sezonun, rahatça izlendiğinde ne kadar sarsıcı ve Dexter ruhuna uygun bir senaryo olduğu kolaylıkla görülebilir..

Dark Passenger'ından kurtulamayacağını, daha ötesi olamaz dediğimiz her yeni olayla tekrardan anlayan Dexter, ilk kez kendisini anlayan bir dost edindi: Lumen.. Üstelik bu ilişki sadece dostlukla kalmadı ve Dexter birisine yardımcı olabildiğini, ruhuna iyi geldiğini ilk kez bu kadar derinden hissetti.. Ve, bağlandı.. Minnet, ihtiyaç, sevgi, şefkat aşka dönüştü.. Bugüne dek etrafında babası oldu, kardeşi oldu, karısı, çocukları oldu ama Dexter ilk kez, kendisini yalnız hissetmedi.. Lila'da olduğu gibi çaresizce değil de, hem çare olarak hem de çare bularak sığındı Lumen'a..

Girdikleri yol Dexter'ın zaten 2-3 sezondur hiç olmadığı kadar çiğnediği kuralları eskisinden de fazla yoksaymasına neden oldu.. Ancak amaç vazgeçilecek cinsten değildi ve sonucu ne olursa olsun katlanılmalıydı yaratacağı çıkmazlara.. Dexter dediğimizde onu tanımlamamız gereken ilk cümle olan vicdan girdi devreye.. Vicdan, Take It'le sonuna kadar mücadele edilip yok edilmesini gerektiriyordu..

Bugüne kadar gördüğümüz düşmanlar içinde potansiyeli en yüksek isimdi bence Jordan Chase, orijinal adıyla Eugene Greer.. Bu sezon dudak bükmeme neden olan belki de tek şey de bu karakterden yeteri kadar faydalanılmadığını düşünmemdir.. Trinity Killer'ın yaratılışındaki özeni Chase'de göremedim.. Şu geçmişiyle ve halleriyle bile bu denli etkilediyse insanları, biraz daha derine inilerek oluşturulan karakteriyle kimbilir nasıl efsane olurdu.. Jonny Lee Miller'a akılda kalıcı performansı için tekrar saygılarımızı sunalım..

Daldan dala.. Dexter'ın sezon finalini hunharca eleştiren cehennemlik bir kitle var.. Bu kitle hemen hemen her konuda gördüğümüz rüzgarcı kitle.. Odun kitle.. Balık hafızalı kitle.. Dexter'ın belki de televizyon tarihinin en çarpıcı sonlarından birine imza attığı 4. sezon finalinden sonra bütün finallerin öyle olması gerektiğini düşünen, olmayınca da tükrükler saça saça yerden yere vuran mallar ordusu.. Dexter hiçbir zaman çok büyük soru işaretleri veya yıkımlarla bitirmedi ki sezonu.. Bu insanların hepsinin birden dizinin önceki sezonlarını izlediğinden bile şüphe duyuyorum ben.. Başka bir ihtimal aklıma gelmiyor galiba.. Dexter'da olaylar sezonun aşağı yukarı 6. ve 7. bölümleriyle birlikte coşmaya başlar, birkaç bölüm öyle devam eder, çözümleriyse son 2-3 bölüme birden kalır.. Birçok şeyi tahmin ettirse dahi bu anlatımları öylesine vurucu biçimde yapar ki boğazı düğümlenmeyen insan(dikkat çekerim, insan) yok denecek kadar azdır.. İşte bütün sezon düğümler atılır ince ince işlenen kurguda, sonra da sezon içinde çözülür hepsi, budur.. 4. sezon dışında, o istisna.. Dexter'ın 5. sezon finali bence gayet doyurucudur.. Nokta.. Dizinin ruhunu kaybetmiş, sadece aksiyona odaklanmış hareket delisi kesiminden insanları tek tek bulup dizileri beyinlerinden silme, bir daha izletmeme yetim olsaydı keşke.. Rüzgar.. Linç.. Eleştirmek için eleştirmek.. vs.. Bitsin bunlar..!

Hayır bir de fragmanda her şey belli diyorlardı, Deb Dexter'ı gördü, 6. sezon bunun üstüne kurulacak anlaşıldı her şey işte falan.. Göt oldu o arkadaşlar.. Dexter'ın efsane olmuş 30-40 tane sahnesinin arasına fazlasıyla hakederek giriş yaptı kardeşlerin perde arkası sahnesi.. Beklenmedik ve şaşırtıcı bir andı.. Jennifer Carpenter'ın yine yardırması(bu kadını hiçbir ödüle aday göstermeyenlerin götüne altın küre girsin), Michael C. Hall'un sessiz sessiz dağıtması.. Ki bu an da kimseye saçma gelmesin yani.. 2-3 bölümdür Deb'in vigilante konuşmalarıyla ve videoları izlerken aşırı etkilenmesiyle falan temeli kurulmuştu bu sahnenin.. Biz izleyince anladık o ayrı tabii..

Lumen'ı ben dahil herkes çok çok çok sevmişken, böyle bir son bana her şeyin kurgu olduğunu falan unutturdu, hayvan gibi üzdü.. Hele ki altta da görülen, Dexter'ın bitik hali.. Umutlanıyorsun, acaba diyorsun, tutunuyorsun ihtimallere, hatta gerçeklere, ama sonunda yine nankörlük yapılıyor.. Bir sabah uyandım, aa çok başka hissettim, o zaman çav.. Bu kadar yani.. Her şey bu kadar.. Bu denli sevilen bir karakterden öldüresiye nefret ettirmeyi başarabilen senaristleri kutluyorum, ve Dexter'a boşver abi diyorum..

Liddy biraz bok yoluna gitti, ama kendi kaşındı, yapacak birşey yok.. Ve yine dudak bükmüşüm ki azıcık, Dexter'ın oradan kurtulma olayını pek sevmedim.. 3. sezon finalinde skinner'ın elinden kurtulması mesela çok başarılıydı.. Burada sal tekmeyi gitsin, ı ıh.. Neyse..

Umutlanmak çok kötü birşey.. Her daim umutla yaşayan insanlara inanmıyorum ben.. Elbet ara ara nöbetler olacaktır ama her haltın sonunda umuda tutunmak, kendini kandırmak bana göre salaklık.. Farkındalık diye birşey var.. Pozitif düşün pozitif şeyler olsun falan o kadar saçma ki.. Dexter da her şeyin farkında, kendini saçmasapan umutların peşinde sürüklemiyor, kendisini hep en kötüsüne hazırlıyor, iyi birşey gerçekleştiğinde de sevinci normalinden çok çok fazla yaşıyor.. Ancak, insan doğası işte, bazen öyle şeyler oluyor ki "yoksa?" diyorsun.. Daha kendinle mücadele aşamasındayken bir bakmışsın o umut o an için her şeyin olmuş, seni ele geçirmiş.. Kaptırıyorsun kendini.. Yüzüne de şu aşağıdaki hafif gülümseme yansıyor.. Dışta ufacık bir tebessüm, ama içte şelaleler çağlıyor, rüzgarlar esiyor, deniz dalgalı dalgalı vuruyor kıyıya, çiçeklerin böceklerin sesleri geliyor, yoksa diyorsun.. Umutlusun..

Gerçekler mi? Yüzüne en beklenmedik anlarda çarparlar.. Sen ne kadar karamsar olursan ol öyle bir kapılmışsın ki hayatın güzellikler getireceği inancına, gözün birşeyi görmüyor, sadece anı yaşıyorsun, geleceği düşünmüyorsun, mutlusun.. Ama Joker ne demiş, yukarıda chuck'ımızın bitik halinin altında ne yazıyor? Hayat orospu çocuğudur.. Suratına tokadı, kalbine hançeri, ruhuna acıyı oturtuyor, aynayla da yansıtıyor yüzüne tükenmişliğini.. Yalnızlığını.. Kötülüğü.. Gerçeği.. Gerçeği veriyor aynada kendini gören gözlere..

Şurada ilk resimde gördüğümüz çöküntü hali.. Bu alttaki resimde de o var.. Vücudu küçücük bırakıp, gözleri önümüzdeki karanlığa gömüp kötülüklerden kaçma çabası.. Safça.. Çaresizce.. İnsanca..

Dexter'da beni mest eden detaylardan birisi de bu renkler, önceden de demiştim.. Şurada bir resmi de var hatta aynı türden.. Hayatın bize sunduğu bütün zıt duyguların zıt renklerle yüzümüze çarpması.. Derimizin altında kapkaranlık bir ruh olsa da, hayatın devam ettiği ve hem şimdikinden daha kötüsünü, hem de daha renklisini, iyisini her an yaşatabileceğinin resmi, tüyosu..

Dexter'ın bütün sırlarını bilip de hayatta olan tek kişi Lumen.. Ve bilip de ölenlerin sayısı da gitgide artıyor.. Quinn ise bence bütün sırlara nail olamayacaksa da bir şekilde Dexter'a yoldaş olacak 6. sezonda.. Quinn fevri ve saf birisi.. Ancak birşeyin doğru olduğuna inanırsa uğrunda ölüme de gidebilecek birisi.. Amaçsız hayatında, kendisini önemsiz hissettiği hayatında Deb çok önemli bir eşik oldu.. Ancak aslolan, kendisini gerçekten faydalı ve önemli biri gibi hissettirecek olan kişiyse Dexter bence.. Tahminimse onu 6. sezon sonunda kaybedeceğimiz ve bunun da Dexter'da büyük bir çöküntü yaratacağı yönünde.. Nefret duygusu tersine dönecek gibi.. Gibi gibi..

Dilekler çocuklar içindir.. Yetişkin beyni masumiyetini ve saflığını kaybetmiştir büyük oranda.. Yetişkin, farkındadır birçok şeyin.. Ama ister.. Kalp ister.. Bir mucize olsun, her şey düzelsin.. Saniyelik de olsa bir umut doğar içinde.. Ama gerçek vurur yine yüzüne.. Anlarsın hiçbirşeyin değişmeyeceğini.. Hayat aynı hayattır çünkü.. Hayat orospu çocuğudur.. Bu farkındalık da ifadene yansır.. Meali; "sikerim böyle hayatı"dır, aşağıda görüldüğü üzere..

Eylül sonuna kadar bir yanımız eksik..
3 Kişi Üşenmedi:
Yine de sezon finali daha iyi olabilirdi.Geçen sezonki efsane finalden olsa gerek millet biraz hayal kırıklığına uğradı.Ama bu haliyle de Top 3'ümdedir.(1 ve 2'de The Office ve Breaking Bad yer alıyor.)
Bir de Debra'nın perdeyi çekmemesi bana biraz garip geldi.Doğamız gereği her insan merakından perdeye çekerdi ya da en azından yeltenirdi.Ne biliyim böyle işte .
ya meraktan ya yaraktan olayı bizim türklerde işliyor sanırım anca..
Orada katilin yüzüne bakmayarak kendi içini de rahatlattı Debra bir taraftan. Serbest kalmalarını istemesi zaten baştan bildiğimiz bir durumdu, yüzlerini görse tutuklamamak vicdanını rahat bırakmayabilirdi, katillerin tanıdık olmaması varsayımı üzerinden konuşuyorum tabii. Perde açılsa neler olurdu neler.
Yorum Gönder