26 Kasım 2010 Cuma

Dizilere Kalın Bakışlar #11

spoiler..

Dexter / 508-509


Aksiyon ve heyecan katsayısı diğer sezonlara oranla önemli ölçüde azalış gösterse de kurulan hikayeler arasında ilk sezondan sonra en güçlüsü bence 5. sezon hikayesi.. Trinity ve Kyle Butler olayı biraz geri planda kalmış olsa da son 3 bölümde tekrardan ortaya döküleceği belli oldu gibi hem, paniğe mahal yok.. Ayrıca insanlar kırılan kapı detayına takadursun (bence de olmaması lazımdı ama büyütmeyin yani olur öyle), şu sezonun müthiş inceliklerle örülmüş kurgusunu izliyorum ben hayranlıkla.. Santa Muerte'ye de sıra gelir yani illa ki, ona da takmayın..


Jonny Lee Miller Jordan Chase karakteri için müthiş bir seçim olmuş.. Özellikle seminer sahnelerindeki ses tonu ve enerjisi inanılmaz.. Trinity bütün sezonların en baskın kötü karakteri gibi dursa da Jordan Chase bence o'nu geçecek.. Bariz şekilde yakışıklı olmasının yanında fıldır fıldır gözleri ve delici bakışları o tipini dahi gölgede bırakıyor.. Karakter, sinsiyim ben diye haykırıyor resmen susarak.. (Angelina Jolie'nin eski kocası imiş ayrıca.. Boşver abi mahalle karısı orgenizeyşın bildirdi..)


508'in adı Take It demiştik.. "Take It"'i kıyısından köşesinden, göbeğinden gerdanından bir şekilde tanımış olsak da ruhunu en derinden hissettiğimiz bölüm buydu kesinlikle.. İnsanların ne kadar kolay manipüle ediliyor oluşundan tutun, kitle psikolojisine, birçok alt metin vardı seminer sahnelerinde.. Beklemediği anda Dexter'ın da dahil olduğu bu seans ise, o'nun Rita'dan bahsedişiyle birlikte mükemmel bir sahneye ev sahipliği yapmış oldu.. Michael C. Hall'un ses tonuna dikiz..


Dexter'da (dizi olanı) hayran olduğum, taptığım, eridiğim, ibadet ettiğim müthiş bir özellik var.. Dizi, en can alıcı sahnelerde arka plana öyle sakin ve etkili müzikler yerleştiriyor ki aynı anda hem terörü hissedip hem de dinginleşebiliyorsunuz.. Bölümün tavan sahnesinde Dexter zıvanadan çıktığı anda ortamı dolduran müzik ve sahnenin akışı.. Ve Lumen'ın bu müthiş uyumu tamamlayan, dehşeti ve huzuru birlikte içeren bakışları.. Demek istediğim anlaşılmıştır sanıyorum.. Yakın zamanda Dexter'ın naylona sardığı adamı kovaladığı ve Deb'e yakalanmak üzere olduğu anı hatırlayın.. Heyecan katsayısını, müziği, slow motion görüntüyü.. Müthiş.. Müthiş.. Müthiş.. Öyle bangır bangır müziklere seri akan sahnelere bağırışlara çağırışlara ihtiyaç yok işte.. Ne diye yırtırduk kendimiz..? Doğal.. Saf.. Naif..


Dexter'ın Miguel ve Harry'ye vurgu yaptığı iç ses detayı süperdi.. Ben Lumen'ı inanılmaz sevdim, eminim çoğu kişi de aynı fikirde.. Dexter'la olan elektriğinden zaten bahsetmiştim.. Lumen Dexter'ı en iyi anlayan ve Dexter'ın da ölümüne güvendiği ilk ve tek insan belki de.. Daha doğru tanımla; Dexter'ın kendisini bütün çıplaklığıyla açabildiği.. Bu gerçek hayatta zaten muhteşem bir his iken, dizideki bilinçli savunmasızlığı görmek çok güzel hissettiriyor.. Lumen'a verebileceği en güzel hediyeyi verdi resimde görüldüğü üzere.. Yine muhteşem sahneydi ve bu hediye son değil tabii ki..


Jennifer Carpenter'a Emmy, Golden Globe, kıl, yün herhangi bir ödül vermeyen, aday dahi göstermeyen ne kadar komite, topluluk, cemiyet, cemaat, altın günü grubu vs varsa ta amına koyayım.. Hatta efsane karakter, müthiş insan kendisi sövsün: "motherfucking fuck!"


Dexter gene çaktım ceddinize bakışını atar..
Ve güzel olmayan, seksi olmayan, fakat gözlerinden tasvir edemediğim bir ışık hüzmesi yayılan büyülü insan Julia Stiles'ın ayışığıltısıyla (ben uydurdum hemen şimdi tam 1 saniye önce) bölüm biter..


509.. Dexter düşmanlarıyla yine yakın ilişkiler kuruyor zorunlulukta dolayı.. Ancak 4. sezonda iyiden iyiye gözardı etmeye başladığı disiplini ve dikkati başına ciddi işler açacak gene.. Hem bu sefer karşısında tek bir kişi değil, psikopatlardan oluşan ilk bakışta küçük, ama olası sempatizan desteğiyle birlikte devasa bir ordu olabilecek "Take It" var.. Gözönünde bulundurması gereken faktörler çok arttı ve bu da işini epey zorlaştırıyor.. Bunun yanında, sırrı ilk kez aynı anda bu kadar çok kişi tarafından biliniyor ve nereye, hangi birisine yetişeceği muamma.. 5. sezonun son olmayacağı kesin demek yanlış olmaz sanırım; yani sezon finali, kimliğini çok yakınlarından birisinin öğrenmesiyle gerçekleşecek desek nolur peki? Deb mesela..? 6. sezon da toplum önünde aklanma, suçlanma, yargı, vicdan, kaçış, itiraf, infaz gibi öğelerle geçebilir hayli hayli.. Off, düşünmesi hem coşturuyor hem korkutuyor.. Neyse..


Bu bölümde Take It'e sızışın yanısıra çok kişiye cazip gelmese de benim bayıldığım aile içi sorunlar başroldeydi ve Dexter'ın koruyuculuğuna defalarca kez vurgu yapıldı.. Dexter önceden de çokça bahsettiğim üzere sevgisini gösteremeyen birisi ve bu da o'nun üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor.. Bunu kırdığı nadir anlar ise çok etkileyici sahneler olarak tüketimimize (tüketim ne lan.. iktisat etkisi naparsın.. sikeyim..) sunuluyor.. Astor'la arabadaki konuşması muhteşemdi..


Astor ve Cody'ye verdiği zararları tamir etmesi mümkün değil Dexter'ın ama o kalbi yok mu kalbi.. (Hani duyduk ya.. Ya Harry o'nu bu yola yönlendirmeseydi, ne olurdu diye.. Asla bilemeyecek, bilemeyeceğiz.. Güzel bir andı..) Onlara dış etkenlerden gelen bir zararda o'nun gözlerinden çıkan ateş her şeyi anlatıyor aslında.. Olivia'nın babasına girdiği sahnede dark defender'ı bir kenara bırakıp yalnızca endişeli bir baba olarak sergilediği edalar.. Arada ince ince kendini gösteren deli ruh.. Ve müthiş ışık.. Yine güzel..


Şu herif beni acayip geriyor.. 5. sezon oyuncu seçimlerindeki başarı maksimum düzeyde ve Lumen, Jordan, Boyd'dan sonra Liddy de fena yardırmakta.. Bak şerefsizin tipe ya.. Dexter'a niye bu kadar takıyor diyenler olacaktır.. Ama o takıntılı hali bu denli yansıtabilmesini düşününce kendimize vereceğimiz "e karakter böyle işte olm" cevabı yeterli olacaktır.. İğrenç.. Etkili bir iğrenç ama.. T-Bag gibi..


Lumen'ın üstündeki şeye bayıldım.. Evde giy dışarda giy(giyme gerçi feci dikkat çekiyor) falan.. Saçla uyumu da çok güzel.. Kesimleri falan.. Çok yakışmış.. Güzel kombinasyon..


Dizinin "alemin kralı" karakteri Batista, Laguerta'ya verdiği tarihi ayarla, içindeki beyaz atleti öpme isteği uyandırdı.. Ne dedim ben..? Sırtına vursak yeter tabii.. Böyle diyelim.. Helal baba..! Büyüksün..! (Bu Laguerta nasıl ki Deb'in ipini çekiyor mecazi anlamda, gerçek anlamda da seneye Dexter'ın ipini çekmeye çalışacak medya ve toplum önünde puan kazanmaya çalışmak için ama teşkilat o'na cephe alacak filan.. Yazdım senaryoyu hemen.. Haklı çıkarsam seneye bu günlerde çıkartırım bunu ortaya.. Göt olursam da nah hatırlarsınız bunu o zaman, zuhahah)


Jordan'ın Dexter'ı kendi içinde ifşa aşaması biraz çabuk oldu gibi sanki ama, çok da tın.. 510 promosunda görüldüğü üzere savaş başlıyor artık.. Kılıçlar çekiliyor.. Bu savaş sonunda Lumen'a birşey olursa.. Yavlarırım olmasın.. :(


Lumen'ı üzmeyin olm..! Pörtlek piç..! Yatacaksın o masaya elbet.. Ben hafiften gaz..


Bu da imrendiren detaylardan.. İç gıcıklayan, tebessüm ettiren, ahh çektiren.. Felaketlere rağmen elele tutuşmak.. Yürümek.. Hep yürümek.. Düşsen de kalkmak..

1 Kişi Üşenmedi:

VendettA dedi ki...

Valla ben yine eski sezonlardaki gibi heyecanla izliyorum diziyi, bu heyecan ve stresin belli bi kısmını da Lumen'a bişey olmasın endişesi kaplıyor yazdığın gibi. İkidir bölüm finalleri Şansal Büyüka tabiriyle "çarpıcı" oluyor özellikle. Kalan 3 bölüm yine diken üstünde izleyeceğiz, yine bitince derin boşluk bir dahaki sezona kadar.

Related Posts with Thumbnails