8 Kasım 2010 Pazartesi

Blue Mountain State


Dizilerde filmlerde teoriler, akıl oyunları, karışık kurgular, sırlar, gerçeküstü olaylar, mitler vs daralttı mı sizi biraz olsun? Sizi Blue Mountain State'e alalım.. Tüm bu saydıklarımın karşısına alkol, seks, piçlik, şaka, kaka vs koyun ve kafanız rahatlasın azıcık.. Diziyi tanımlayan etiket kelimeler büyük oranda bayağılık vaadediyor, doğrudur.. Ama Blue Mountain State'i sayısız türdeşinden ayıran en önemli nokta bu bayağılığın bile hakkını fazlasıyla vermesidir.. Klasik Amerikan gençlik filmi-dizisi tarzıyla aynı gibi dursa da inanın çok farkı var.. Başarısı da buradan geliyor zaten.. Başlarken önyargılıydım, klişelerle dolu olacak, sadece et pazarlayacak vs diye ama haksız çıktığımı daha ilk bölümde anladım..


Dizi bayağı bir okulun bayağı insanlarının yaptığı bayağı şeyleri anlatıyor ama içindeki ince zeka, saflık, hinlik gibi duygular o kadar doğal ki.. Bunda etken olansa başarılı senaryonun dışında tabii ki süper oyunculuklar.. Yukarıda formasıyla görüyor olduğunuz Alex Moran dizinin ana karakteri durumunda ve sırtındaki yükü başarıyla çektiğini söyleyebilirim.. Mimikleri muhteşem.. Komedi tarafında ise mutlaka herkesin tanıması gerektiğini düşündüğüm Thad Castle(aşağıda) var.. Tam bir hayvan, aptal, bazen zeki, genelde mal, bir garip adam.. Sammy'yi nasıl unuttum ki.. Loser kanı ayrı çekiyor tabii..


Bu tür yapımlarda araya mutlaka hüzün sıkıştırılır.. Kimisi başarır ve etkiler, kimisi başaramaz ve sırıtır.. BMS'teyse hüzne dair tek bir şey yok :) Bütün meseleler adilikle, kurnazlıkla, seksle, alkolle, ayılıkla falan çözülüyor :) Cidden çok rahatlatıcı bir dizi.. 20 dakika zaten süresi.. Al içeceğini koy önüne, aç bölümleri, ehehe vaziyette izle.. eşekherif'in müthiş çevirisine ve jenerik notlarına da değinmemek olmaz.. Dizinin kendisine güldüğüm kadar gülüyorum valla.. Küfürleri olduğu gibi çevirmeyen kişiler var, bunu hiçbir zaman anlayamadım.. eşekherif ne varsa aynen döküyor ortaya, dizinin ruhunu bozmuyor.. Tebrikler..


Şu üniversite hayatı da feci moral bozuyor bir yandan da.. Hele ki kendi üniversite ortamına lanet eden biriysen, ara ara kafayı yememen imkansız.. En güzel ve verimli geçmesi gereken yaşların bizim buralarda ot gibi geçmesi bir tarafta, BMS gibi ortamlar bir tarafta.. İnsan cidden üzülüyor.. Biraz rahatlık, boşvermişlik, zevk vs yani nedir ki.. Neyse.. Cehenneme devam..


BMS asla hayran olunacak, efsane olacak bir yapım değil sonuçta.. Ama ben şahsen geriliyorum bazen 45 dakikalık diziler, 2 saatlik filmler arasında mekik dokurken falan.. BMS terapi gibi geliyor.. Kafayı yormuyor, eğlendiriyor, güldürüyor.. Daha ne.. Bayağılıklara başta burun kıvıranlar bakış açılarını bir daha gözden geçirsinler bence.. Komedi dizisi diye izliyor olduğum How I Met Your Mother'ı da katlar BMS bu bağlamda.. Henüz 17(13+4) bölüm yayınlanmış olduğu bilgisini de verelim..


Süper gaz müzikli jeneriği de koyalım, dizinin özeti gibi zaten.. Ben boşuna yazmışım be..

3 Kişi Üşenmedi:

Falagar dedi ki...

Harika öneri.Sen de izlemiyorsan Modern Family ve The Office'ı izle.Özellikle Office!!!

VendettA dedi ki...

İlk sezonu bitirmeye 2 bölümüm kaldı, yarın öbür gün yetişirim kesin de, elde izlenmedik bölüm kalmayacak o kötü.

Sammy'nin densizlikleri, salaklıkları müthiş. Hele keçiye yaptığını görünce sandalyeden düşüyordum.:D

Üniversite ortamı efsane ama, gidip bir de orda mı okusak napsak?! Resimdeki Jill hatununa hasta olmuştum, çok istedim ama kalıcı olmadı offf.

Barakuda dedi ki...

bir gün herkes marj jo'yu tadacaktır..

jill de hoştu ama tabii..

Related Posts with Thumbnails