
Ted Mosby (How I Met Your Mother)
Bir zamanlar inanç adamı olan Ted artık amaç adamı.. Her şey mübah adamı.. Eskisi gibi sadece olduğu gibi beklemiyor.. Beklediği süreci benim nazarımda piç ediyor.. Başlarda hep etik davranmaya çalışan, karşısındakini -küçük ve masum oyunlar haricinde- kandırmaktan imtina eden, doğru yaşamak için uğraşan birisiydi.. Eminim ki çok kişi de o'nu bu duruşuyla sevdi.. Ama dizinin tutmasıyla birlikte anneyle tanışma tarihimizin yavaş yavaş ileri çekilmesinden dolayı çoğu dizide rastgelebildiğimiz gibi Ted'in de ruhunu boşalttı senaristler.. O'nu biz kabul edip seven birçok kişi eminim ki benim gibi soğudu biraz.. Evet.. Sevmek.. Ve soğumak.. Dizi sonuçta değil mi bunlar? Takmamak lazım? Ama öyle değil işte.. Şu siktiğimin hayatında bizi her daim meşgul eden dertlerden tasalardan kurtulma, kısa süre de olsa unutma yollarımızdan biri değil mi bu diziler de? O zaman aldığım zevk ve karakterlerle bütünleşme anlarım da büyük önem teşkil eder böylelikle bende.. Ted'i çok sevmiştim ben.. Kadınlardan darbeleri ardı ardına yediği ve umudunun çok kez kırıldığı anlarda aynı duyguları birebir hissetmiştim.. İnancıyla inanmış, kırgınlığıyla kırılmıştım.. Çoğu kişi dizinin komikliğinde sadece Barney'yi ön plana koyarken ben onun hallerine de deli gibi gülüyordum.. Kendim vardım sanki hep onun hayatında, hayallerinde.. Sonra ne oldu..? Yalama oldu.. Benliğinden uzaklaştırıldı itinayla.. Daldan dala atlayan, kalp kıran, kırdığı kalpleri tamir etmeye çalışmayan, arkasına dönüp bakmayan, ruhsuzlaşan bir Ted oldu.. Ne oldu? Diziden aldığım tat ekşidi.. Hala izliyorum, çok da gülüyorum.. Ama ruh? O artık yok.. Bıraksalardı, zaten Barney alayına gidiyordu, ikincisine ne hacetti ki? Onun da hakkıdır gerçi geçmişinde adilikten dolayı hiç tartışmam! ama başka zamanın konusu olsun.. Velhasıl kelam, Ted artık o Ted değil.. Geçmiş ola..
Chuck Bartowski (Chuck)

Chuck'ın masumiyeti sol taraftaki resimde nasıl da belli.. Ama yukarıda ne var? Yaptığı hata, sonra başka bir şekilde o'na atılan kazığın acısı, bir de yüzündeki çamur.. Önceye, genele dönelim.. Kalbimizdeki yeri bir ömür sapasağlam duracak olan çok özel ve underrated dizi Chuck'ı bize sevdiren adam Chuck Bartowski.. Kaybetmek denen bela ile içiçe yaşanılan vakitlerde tanışılan ve elini uzatıp yardım eden bir kahraman adeta, bir dost.. Ben gibi düşünen, biz gibi düşünen insanların varlığını farkettirmesiyle ince ince mutlu eden.. Çaresiz kaldığı anlarda oturduğumuz yerde dövündüren, sayılı mutluluk dakikalarında kafayı yana düşürüp masum masum sevindiren, kalbi kırıldığında ve bu yüzüne yansıdığında hayata sövdüren, itilip kakılmasıyla isyan ettiren, beklemediği sürprizler sonucunda güldüğü vakit bütün dertleri unutturan.. Chuck.. Bir zamanlar loser olan Chuck.. Artık o sevdiğimiz Chuck değil tam olarak maalesef.. Yeri elbette baki.. Ancak o da dizinin uzamasıyla bir şekilde özünden uzaklaştırılan bir karakter oldu, olduruldu.. Göz göre göre kalp kırabilen birisi haline geldi.. Ustalıkla yalan söyleyen, bizler gibi yalan söylerken batıran adamlarla alakası kalmamış bir adam.. Hemen üstteki fotoğrafta buram buram hissedilen masumiyeti ara ki bulasın.. Kırdığı, kullandığı, yıktığı anları unutmasak da, geçmişteki tonla kazığın hatırına, sevgimizin, bağlılığımızın, 'biz'in hatırına yine en tepede.. yine boşver abi.. yine solda.. yine one of us..
---
İçime dert olmuştu.. Rahatladım.. Aklıma şimdilik bu ikisi geldi, başka fikri olan not düşebilir, değiniriz elbet bir gün, ya da şimdi, ya da sonra..
3 Kişi Üşenmedi:
Dizi karakteri olduklarını biliyorum ama ben de resmen üzülüyorum sevdiğim karakterler kendilerinden uzaklaşınca. Ben onları öyle sevmiştim ulen, niye oynuyorsunuz adamlarla. Karakterleri yıllar içinde aynı gerçek dünyadaki insanlar gibi gelişen bir dizi izlediysem o da Six Feet Under'dır. Oradaki değişim hayatta olduğu gibidir. Diğer türlü keskin değişimler izlediğimiz şeyin sadece dizi olduğunu hatırlatıp can sıkıyor maalesef.Biz kendimizi olmayacak hikayelere kaptırmayı, hayattan kaçmayı istiyoruz çünkü. O fırsat da elimizden alınınca mutsuzlaşıyoruz.
ama o şekilde hayat geçmez oldu ted'e, ne yapsın, ara sıra cozutmak, zorunda o da.
o değil de ben en başından beri marshall'a çok gülüyorum, herkes barney diye dem vuruyor ama marshall çok daha acaip, garip ve de derinliği olan bir karakter.çok özelliği var adamın ve hepsi de bildiğin komik!
artık eski tadı vermiyo.
keşke bitseydi.
chuck artık bildiğin ajan olmuş.
aptal şapşal ezik zavallı değil ki.
kendime benzetemiyorum böyle.
ne biçim yazı stili bu ak.
Yorum Gönder