23 Eylül 2010 Perşembe

Güneşin Acıtmadığı Zamanlar..

Güneş artık yok.. Verdiği fiziksel rahatsızlığın yanında, suratıma dört bir yandan eskisi kadar neşe dolu(ya ne dolu olacağdı? deme şimdi, kahkahanın bin türlü çeşidi var) kahkaha saçılmayacak olması hoş.. Gözlerim kamaşmayacak, başım ağrımayacak falan, bunlar da var.. Uyanıldığında sabah, gün ışığı o delici etkiyle dağıtmayacak bünyeyi.. Loş ortam ve kasvet çocuksu bünyeyi inandırabilecek belki gecenin daha bitmediğine, uykuya vedanın azıcık daha uzakta olduğuna..

Şimdi mevsim güzel de.. Hava değişimi fena çarpıyor.. Ağır nezleyle baş başayım ve istem dışı ölüyoruuumm nidalarıma karşın memnunum yazın bittiğine sonuç olarak.. Her gün dört bir yandan omzuma dokunuyor ve hoşbulduk diyor bana sonbahar.. Bu dokunuş çoğu zaman inceden sırıtmama yol açsa da kendi cehennemlerimden hala kurtulamamış, kurtulmamış oluşum yüzümün tekrardan asılması için yeterli sebep.. 2 sene daha yanmaya devam.. İnsanlar eylemsiz kalmayı, mayışmayı, üşenmeyi falan kış mevsimine özgüymüş gibi görüyorlar.. Pek alakası yok gibi bence.. Sanki.. O genel üşengeçlik hali insan doğasındaki en zehirli olgulardan bence.. Ve ben buna en saf haliyle sahibim.. Yıkmak gerek.. Ama nasıl.. Seviyorsan git konuş bence tarzı tavsiyeler ağızlardan çıkmasın mümkünse.. Çıkarsa makattan geri sokulsun..

Sonbahar demiştik.. Yazın bittiğinin habercisi.. 7/24 üşüyen ayaklarıma geçen sene bulduğum müthiş ve rakipsiz çözüm olan patikler dolaptan çıktı ve aha da şimdi ayaklarımda.. Görüntü iğrenç evet.. Ama tınn.. Sıcacık ya sıcacık.. Uhşş..

Filmekimi haberleriyle karşılaşıyorum dört bir yanda.. Sonbahar mı demişti birisi? İşte bir haberci daha.. Sayıca az film içerdiğinden İstanbul Film Festivali'ne göre çok daha yüksek yüzdeli bir beğeni imkanı sunuyor Filmekimi bilindiği üzere.. Bu da heyecanın katlanması için yeterli sebep.. İstiklal'in en güzel ve özel olduğu günlerde salondan salona koşmakkk ile devam eden cümlemi kuracaktım ki artık elde sadece Atlas ve Beyoğlu sinemaları kaldığından dolayı kıç üstü oturdum.. Yazık..

Diziler bir diğer haberci unsur.. Takip ettiğimiz bütün yapımlar ardı ardına başlıyor ve tek link bulma, altyazı kovalama, dosyaları düzenleme klasörleme gibi uğraşlar yine tarifi güç bir haz zerk ediyor ruhuma.. Başla artık Dexter..! Andy Whitfield'ın da kanseri nüksetmiş.. Üzüntüm büyük..

Liglerde yine geçti ilk birkaç hafta su gibi.. Ne oldu anlamadık bile.. Geleneksel Kadıköy orgysine de az kaldı.. Epilasyonumuzu yapıp domalacağız, geleceğiz.. Acıtmayın çok tamam mı..

Yolların kenarında öbek öbek birikmiş kuru yaprakların üstüne iki ayakla birden hıışşştt diye atlayanlarla elele tutuşup koca bir çember oluşturmak istiyorum..

Yaz bitti.. Sonbahar geldi..

dipnot: yoktum.. döndüm..

4 Kişi Üşenmedi:

manzanasverdes dedi ki...

Ehehe, patik mi giyiyon oğlum? Canlandıramadım kafamda. Autumn süper hatundu ama.

VendettA dedi ki...

O dört gözle aylardır beklenilen dizilere nihayet kavuşmak, nasıl güzel nasıl. Chuck ve HIMYM ile açılışı yaptım. House yarınki planım. TBBT, The Mentalist ve Fringe yine yarının programı.:)Büyük özlem Dexter sırada. Ezel'i unutanı dövüyolarmış bi de.

Summer'a az sövmedik de ben Autumn'dan hoşlaşmadım arkadaş.

joker dedi ki...

minka kelly ccc

Barakuda dedi ki...

patik.. oyy.. üşüdüm gene.. çorap yetmedi.. giyip geliyim.. patikkkkkkk

Related Posts with Thumbnails