4 Ağustos 2010 Çarşamba

Inception


Christopher Nolan isminin, o'nun filmlerini bilen kesimi yeni filmi öncesinde nasıl da heyecanlandırdığı malum.. Özellikle son 2 senedir tavan yapan sabırsız bir bekleyiş hasıl olmuştu herkeste.. Inception hem açıklanmayan konusu, hem muhteşem oyuncu kadrosu, hem de Nolan referansıyla bünyede karıncalanmaya neden olan bir filmdi..

Film hakkında piyasaya sürülme aşamasında epeyce belirsiz geyikl döndü.. Kimse birşey anlamayacak diyenden tutun, tonla filmle kıyaslayanlara.. Inception bir Memento gibi mala bağlatma amacı gütmeyen bir film öncelikle.. İnsanlar kesinlikle korkmamalı.. Elbette filmin sonunda soru işaretleri kalıyor biraz ama temelin kurulduğu rüya ve katmanları olayını kaçırmayan kişiler genel mantığı anlar kolaylıkla.. Eve gelip de yorumları okuyunca tabii ki kaçırılan pek çok detay olduğu olduğu anlaşılacaktır ama sonun, yani açıklama kısmının sadece final sahnelerine bırakılmamış olması beynin aşırı zorlanmasını engelliyor.. "auhauhau lan araba bi düşemedi lan kehkehkeh" insanları doğal olarak bir bok anlamayacaktır.. Demem o ki filme söven bazı kişiler duyarsanız bilin ki bu kişiler katıksız öküzdür..

Spoilera girmek istemiyorum pek; zira ne detaylı analizlerin tamamını okudum henüz, ne de bu filmi spoilerlarla diğer kişiler için piç etmek isterim(gözlere çarpıyor yani buraya o ibareyi koyunca).. Kimse panik olmasın bu satırları okurken..

Inception kendi içinde asla tutarsız değil.. Film başından sonuna bir bütün ve uzun süresi boyunca sadece ve sadece sorulara boğmak yolundan çok uzak bir görüntü çiziyor.. Bu durum seyri epey kolaylaştırıyor.. Temponun bir an olsun düşmemesi ve tek bir eğreti sahnenin olmaması harika.. Hans Zimmer müzikleri göz dahi kırptırmıyor, dikkati perdeden uzaklaştırmıyor..

Filme rahatlıkla çok sağlam diyebilirim.. Ancak alt metninin, üstünde bu kadar yıl çalışılmış ve kafa yorulmuş bir öze sahip olması beni olayın felsefik boyutunun biraz daha fazla olması gerektiğine ikna etmişti.. Daha doğrusu film sırtını daha çok bu öğeye dayamalıydı gibi geliyor.. Aslında gayet de yeterli denebilir, kızamam da çok ama aksiyon dozu bence sanki biraz gölgede bırakmış filmin amacını.. Bunu derken de aksiyondan zevk almadığım anlaşılmasın.. Gerçekten büyüleyici anlara tanık oldum.. Senaryo açısından da gereksiz değillerdi.. Sadece oran-ağırlık boyutunda biraz dudak büktüm işte..

Leonardo DiCaprio'nun Oscar alması için daha ne yapması lazım bilmiyorum.. Harika oynamış.. Yakın zaman önce vizyona giren Shutter Island'daki performansıysa Inception'dakini katlar.. Yarattığı etkiyi buradan anlayın.. Joseph Gordon-Levitt çok başarılıysa da bizim için hala Tom.. Cillian Murphy'yi en son Perrier's Bounty'de izlemiştim ama nedense aklıma gelmedi film esnasında.. O filmde müthiş oynamıştı, burada da çok başarılı.. Michael Caine'in ses tonunu duymak bile süper.. Kendisinin Children of Men'deki halini görmeyen kalmasın.. Ellen Page tatlılığı denen kavram bütün sözlüklere eklensin.. Joker'in de demiş olduğu gibi Nolan resmen yüzüne çalışmış Page'in.. Tom Hardy çok yakışıklı, mendebur.. Ken Watanabe Katsumoto olarak veda edecek bu dünyaya ne kadar film çekerse çeksin.. Marion Cotillard ise tanrımdır.. O kadar..

Inception çok sıkı bir film.. Ancak şu an imdb'de 3. sırada 9.2 puanla yer alması pek inandırıcı değil.. Benim şahsi puanlarımın genelde oradan aşağı yukarı 1 puan olacağını düşünürsek, 8.3 8.4'lere kadar iner diyorum 1 sene içinde(The Dark Knight 9.6'lardan inmişti 8.8'e çünkü) ve benimkine biraz yaklaşır, Vendetta'yla(9.5) cuk olur :) Nolan filmografisinde benim için The Dark Knight hala kafadadır.. The Prestige burun farkıyla 2. gelir.. Inception da arkadan.. Yine burun farkıyla ardında Batman Begins vardır.. Memento da sonra.. 40 yaşını henüz doldurmuş ve şimdiden inanılmaz bir kariyere sahip bu adamın zekasına diyecek söz bulamıyorum.. Daha neler neler çıkacak o beyinden çok merak ediyorum.. Kendimi hayvan gibi hissettiriyor.. Aşağıdakiyse hissettirmiyor, söyletiyor, haykırıyorum.. Sen insansan ben hayvanım.. Çok net..

9

4 Kişi Üşenmedi:

VendettA dedi ki...

"Di Caprio'nun filmi geliyomuş yeeaaaa onu bi izliym" diyerek Nolan isminden bihaber olanlar, hele ki onun filminden bilgisizlikle "Di Caprio'nun filmi" diye bahseden sinema kültürü sıfıra yakın insanlar bu film hakkında ne söylese ciddiye almam. "Çok karışık yeaa bi halt anlamadım, düz film iyidir düz, beğenmedim bunu" diyen adam gördüm ben. Ağzına yabayla vurucaksın. Memento izlese bir ay kendine gelemeyecek demek ki. Bu kafayla salona girip bişey anlamamasına, verdiği bilet parasının heba olmasına üzülmem öyle insanın.

Odaklanıp izledikten sonra anlamadan çıkmak pek mümkün değil zaten Inception'ı. Konu karışık gözükse de Ariadne (Ellen Page) üzerinden bir çok detay aktarılıyor seyirciye,bir nevi izleyicilerin temsilcisi görevi görüyor Ariadne bu anlamda. Tabii ki fark edilmeyen detaylar kalacaktır ama bir kez daha izlenince kafadaki soru işareti sayısında epey bir düşüş olacağı kesin. Yönetmenin amacı da izleyicinin kafasında "fikir oluşturmak" ve sorgulama isteği yaratmak olunca çok başarılı bir film görüyoruz perdede.

Zaten bir film çıktıktan hemen sonra bile tekrar izleme isteği oluşturuyorsa olmuştur o iş. Bir bilet parası daha gözüm kapalı vereceğim yanıma gidecek adam bulsam, yukarıda tanımladığım izleyici profili aksine iki bilet parası da versem değecek.

Matrix'le karşılaştıranlar olmuş filmi, ana felsefe olarak gerçekçiliğe çok daha yakın duruyor Inception Matrix'e göre. Bu yönden çok daha fazla ilgimi çekti zaten.

Christopher Nolan ve Hans Zimmer kariyerlerinin zirvelerinde gezmeye devam ediyorlar. Meslektaşlarının çok yüksek bir kısmının yakınına bile ulaşamayacağı yerdeler.

9,5/10

Barakuda dedi ki...

lan bileydim al yaz derdim canıma minnetti ak.. dedim de gerçi.. bi boka benzemedi benimkisi zaten :D yoğun acılar çekerken yazdım.. uyyy.. zonk zonk zonk..

VendettA dedi ki...

Valla film zor olunca belli plan çerçevesinde post yazmayı gözüm yemedi, sana sattım. Yorum olunca aklına geleni sıralıyosun sıkıntı olmuyo.:D

Postla yetinmeyen benim yorumdan devam etsin madem, sinerji falan.

CaNaN dedi ki...

İş güç koşuşturmaca bu filmi bu kdr geç izlediğim ve bu kdr geç yorum yaptığım için pişmanım.Ama kesinlikle filme giderken en iyi seyirlik adamı (kardeşimi) aldım yanıma, hem de onu da beklettim bensiz gitme diye.(şehirler arası)Kardeşim tam bir Matrix hayranıdır ama bu filmin gerçeğe yakınlığı konusunda benimle pek fazla münakaşaya girmedi.Hem nedir bu başka bir filmle karşılaştırma çabası anlamış değilim.Nolan'ın filmlerini karşılaştırırım ama şu yönden 'hani adam kendini git gide aşıyor' diye ama "prestige" de bir başkaydı.
Filmi dikkatli izleyenlerin pek bir şey kaçırdığını düşünmüyorum zira anlatıldı çoğu şey.Hatta şartmıydı bukdr anlatılması keşke biz çözseydik bazı şeyleri dedim.Sanırım Nolan bu filmde çözümlemeden çok sorgulamamızı istemiş bazı şeyleri.Marion Cotillard kendini kaptırma duygusunu çok iyi yansıtmış,bir ara korktum bakışlarından.
Son olarak bir bayan yorumu:Aşk da tadındaydı.Aksiyonun göz yorduğu noktalar vardı.
Ben yazdım ama siz neredeyse DVD sini alıp izleyecektiniz :P

Related Posts with Thumbnails