
Aylar yıllar boyunca yana yana beklediğimiz Dünya Kupası nihayet bitti.. Bir dolu spor alanına ilgimiz olsa da bu ülke insanlarında futbolun yeri başkadır.. Sövsek de vazgeçemeyiz.. Uzun zaman şafak saydık, şimdiyse birden 4 yıla katlandı o şafak.. Gel de delirme..
Grup maçlarında olumsuz nokta çoktu.. Cahil trt spikerleri, Ömer Üründül, vuvuzela, negatif futbol vs derken bir ara ciddi ciddi bunaldı herkes 3. maçlar sırasında.. Ne olursa olsun kolay değil günde 3 maçı sessiz sakin izlemeye kasmak.. Neyse ki sabreden herkes karşılığını aldı 2. tur maçlarından itibaren..
Fransa ve İtalya'nın ilk turdan elenmesi süper oldu.. Turnuva öncesi Almanya da güle güle listemdeydi fakat genç jenerasyonlarının saygı duyulası futbolu ve mücadelesi ben dahil çok kişide büyük sempati uyandırdı.. Duyguları en zıt hale böyle keskince çevirebilmek müthiş bir olay.. Ben takılmıyorum pek takımın en önemli parçalarının yabancı uyruklu olmasına.. Aksine o oyuncuların sisteme uydurulması, disipline edilmesi, hizmet ettikleri ülkelerine olan bağlılıklarının üst noktalara taşınabilmesi saygıyı hakediyor.. Finale yakışırlardı, ancak 3.lük elbette kötü değil.. 4 sene sonrasında bakalım ne gibi eklemeler olacak..
Arjantin büyük kesimin isteğiydi.. Favori değillerdi ama çekicilerdi.. Maradona'nın kendi ayağına sıktığını kadroların açıklandığı gece dillendirmiştik, ki ortak fikir bu yöndeydi.. Cambiasso+Zanetti'li(+ Milito, +Gago vs) bir Arjantin'in rahatlıkla finale çıkabileceği çok net belli oldu eksikler görüldükten sonra.. Messi'yi, o'nun olanca çabasına rağmen kullanamayan, orta sahayı devşirme Di Maria ve Maxi'yle takviye edip asıl yükü sadece Mascherano'ya yükleyen Maradona'nın bu hayati hatasını gözardı edip ona salt övgülerden oluşan satırlar yazamayacağım bu kupa dahilinde.. Karışık bir durum değil çünkü Arjantin'i bu noktaya getiren.. Sorun basitti, çözüm basitti, ama umursanmadı.. Yazık diyelim..
İngiltere'den daha uzun süre çok şey beklememek lazım sanki.. Şu jenerasyon belki son olarak Euro2012'de birşeyler yapabilir ama uzun vade çok karanlık.. Yazık oldu Chelsea'nin belkemiklerine, Gerrard'a, Ferdinand'a..
Ronaldo ve Messi'ye çok üzüldüm.. Çok yüksek beklentiler ve hocaların da bütün yükü bu ikisine vermeye çalışması bitirdi onları ne yazık ki.. Messi yine ülkesinin ve kendisinin sempatikliğinden ötürü fazla eleştiri almadı ama Ronaldo'ya yapılanları affetmem mümkün değil.. Objektiflikten bu kadar uzak olan insanların tükürük saçarak sergiledikleri sürüyle iğrençlik beynime kazındı, bir kez daha utandım..
Brezilya'ya yazık oldu.. Elendikleri takımın Hollanda oluşu genelde "oh olsun" yorumlarıyla yansıdı onlara ama gerçek çok farklıydı.. O talihsiz son yarım saat olmasaydı, turu hakeden taraf geçseydi daha renkli anlar yaşayabilirdik ileriki turlarda.. Çirkeflik suçlamalarınınyürüyüp gittiği bir ortamda Robben'in Keita'yı dahi aşıp giden yalancı tavrının kimsenin dikkatin çekmemesini yadırgadım..
Hollanda ben dahil birçok kesimin sempatisini yitirmiş oldu maalesef.. Negatif futbollarına kesinlikle laf edemem bu bağlamda.. Güzel futbolun onlara başarı getirmediğini sayısız kez gördük yaşadık daha bu yaşımızda.. Ama tek maç turlarından itibaren sakin, dengeli, bunaltıcı futbollarının yanına hayvanlığı eklemeleri, ve final maçında bunu abartmalarına yazık oldu demek en doğru tanımdır.. Mourinho Inter'inin, Hiddink Chelsea'sinin Barcelona karşısındaki tercihlerini anlayabildiğimi söylemiştim önceki postlarda.. Ancak Hollanda'nın yaptığı çok yanlıştı.. Ki hakem maçın içine İspanya aleyhine etmişken alenen, bir de bu itirazlar, yuhlamalar.. Öeeh yani..
İspanya'dan beklentiler çok çok yüksekti; Euro2008 performansı, grup maçlarındaki kayıpsız süreç ve Barcelona etkisinden sonra.. Futbol olarak beklentiler pek karşılanmamış olsa da ortada bir sistem vardı ve bu %30-40 kapasiteyle bile şampiyonluk getirdi.. İleride Messi bitiriciliğinden yoksun olunması ve Torres'in sezon boyu sakatlıklarla uğraşmasından sonra düşen formu gol yollarında ciddi sıkıntı yarattı.. Fakat arka sağlam olunca korner, penaltı, karambol falan derken bir şekilde sonuç alınıyor işte.. Xavi ve Iniesta'ya ne desek yetersiz kalır.. Kapladıkları hacim pek bir ufak ama, çok büyükler aslında çok.. Takımlarına bağlılıkları ve birbirlerini kollamaları hele.. Hangi maç ve oyuncu olduğunu hatırlamıyorum ama Camp Nou idi mekan.. Maçın son dakikalarında gençlerden biri girmişti oyuna ve girer girmez çok haksız bir kararla atılmıştı oyundan.. Zaten kopmuş olan oyunda o sırada kulübede olan abiler, başta Xavi olmak üzere öyle bir fırlamışlardı ki sahaya doğru, inanamıştım, mest olmuştum.. Hakeme demediklerini bırakmadılar, pişman ettiler.. Ve o genci öyle bir yüreklendirdiler ki çökmüş omuzlarını görünce.. Hatırlayan varsa detayları ,not geçsin bir zahmet alta ben bulamadım.. Puyol allah.. Çok kişinin tipinden ve hareketlerinden dolayı nefret ettiği Busquets'e duyduğum saygıysa her geçen gün artıyor.. Şu 1 yılda kaydettiği aşama gerçekten inanılmaz.. Barcelona'da büründüğü kilit rol, Yaya'yı gözden düşürmesi, Xavi'yi inanılmaz rahatlatması ve şimdi de takımın bence en önemli parçalarından biri haline gelmesi harika.. Oyun Pique ve Ramos kanadından kurulduğunda onların açığını kapatma rolünü kusursuz yerine getirmesi, ortadan ve soldan gerçekleşen aksiyonlarda belinin adeta 180 dönebilmesi ve zeka dolu tercihleri tüm antipatik halini ve tavrını silmeme neden oluyor beynimde.. O da bu noktadan sonra hem Barcelona'da hem de İspanya milli takımında ilk 11'de 10 seneyi garantilemiştir artık.. Görevi adamı.. Volkan Aydın'la Alper Yılmaz geliyor aklıma ne zaman bu tanımdan bahsetsem :)
Şu Barcelona rüzgarında, ve onun oluşturduğu İspanya saltanatında, kafalarda olan ama bir türlü başarı ve somutluk kazanamayan sistemin herkes tarafından saygı ve takdir görmesini sağlayan, tarihe yazan kişinin de Rijkaard olması nasıl içimi acıtıyor bir bilseniz.. Buradaki aşağılık yorumlar, iğrenç insanlar, ahlaksız futbolcular ve insan topluluğumuzu düşünüyorum.. Küfrediyorum..
Gana'ya zerre üzülmedim.. Afrika'nın en çok şey beklenen temsilcilerini gözönünden silmeleri, genç oyuncularıyla yakaladıkları sinerji ve kıtadaşlarına göre nispeten akıllı oynamalarını, hırslarını vs tabii ki takdir ediyorum.. Ancak senaryo yazsan gerçekleşmeyecek penaltılar ve diğer şans faktörleri karşısında çok olumlu bir takım olan Uruguay'ın elenmesini isteyecek değildim elbette.. Gözyaşı fetişisti yurdum insanları mest oldular doğal olarak Gyan'a.. Bense Suarez'in çıkış tünelindeki tepinmelerine.. Üst noktaları daha çok hakedenler gördü yarı finali ve oyun olarak hakettikleri 3.lüğü alamadan döndüler..
Tarihe geçen, unutulmazlar arasına giren bir dolu maç ve enstantane oldu ki bundan herkes büyük mutluluk duyuyor kesinlikle.. Gözleri aşina ederiz artık uzun süre boyunca bu detayları izleyerek..
Forlan haketti en büyük olmayı.. Maradona yanlış yaptı.. Japon hakem bütün ırkçıların eleştirilerine rağmen 1 numaraydı gözümde.. Özil çok zeki.. Gerçek lider Sneijder.. En çok zevk veren Şili.. En "oh" İsviçre.. En pislik Kaka.. Takdir Yeni Zelanda'ya ve tüm uzakdoğu ülkelerine..
Bir anda da gelmiyor akla detaylar.. Sonuç olarak beklediğimize fazlasıyla değdi ve zihinlerimize kazındı, mutluyuz..
Tarih, olması gerektiği gibi yazıldı..
Sizi de yirim; Sıra en büyük sınavda.. Jose'de..
1 Kişi Üşenmedi:
kötü bir turnuvaydı.
uruguay gana dan daha çok hak etti diyon hala ak. iddaa bastın diye herhalde. neyse ne diyim ki..
görülebilecek en mantıklı kırmızı kartı gören suarez i eleştirenler beyinsiz.
mesut çok zeki ama çok ağır.
klose grip oldu, rekor hala şişmanımda. tanrı loves r9
kaka ve keita kıyas bile edilemeyecek ahlaka sahip adamlar.
hollanda da hiç bi şekilde sempatimi yitirmedi onlar 2-3 dünya kupasını bombok futbol ve hakemlerle kazansalar ancak dengelenir futbol topunun onlara attığı kazıklar.
sanırım puyol kadar savaşçı olup aynı oranda pislik yapmayan birini görmedim.
iniesta da robben kadar yerlerde.
ispanya nın bu futbolunun dünya kupasıyla onurlanmaması gerektiğini zaten daha önce yazmıştım. bu hak etmeden şampiyon oldular demek değil elbette. madem ispanya kazandı villa nın gol kralı olmasını isterdim, honduras maçında işi bitirmiş olabilirdi aslında.
paylaşılan rekorlardan hiç hoşlanmıyorum. (aynı anda 4 kişinin gol kralı olması gibi)
katalanlar kazandı ama kupa madrid de olacak, garip.
casillas çok kötü kaleci bi de..
aslında ispanya yı severim. onlarda az çile çekmediler. göbeği madrid e gömülü bir insan olarak bu madrid e göbekten bağlı olduğumu simgeliyor. sünnetten artanları barcelona da gömülü bir adam olarak bu da "barcelona çükümü yesin"i simgeliyor.
şaka şaka, barcelona futbolcu da olsaydım basketbolcu da olsaydım formasını giymek için can atacağım çok büyük bir kulüp. türkiye deki taraftarlarının yüzde 90 ı gerizekalı sadece..
jose siker inşallah. zaten o allah olduğu için allah ın bile gücü yetmedi deriz.
miami heat ccc
çalışmak iğrenç
keşke ölsem.
Yorum Gönder