Umarım emeğim boşa gitmez bu rezil ve uzun yazıyı tamamlamayı başarırım.. sabaha karşı yola çıktım bu niyetle nereye varıcaz bakalım.. ama gönlümden koptu napıyım.. efendim, "en beğendiğin aktör kimdir" diye sorulsa buna hemen cevap veremem, düşünmem gerekir ve ortaya uzun bi liste çıkabilir sonunda.. ama "en sevdiğin" derlerse cevap tektir, sylvester stallone.. yerliler dahil değil elbette. o bi çok filmini sayısız kere izlediğim bir çocukluk kahramanı, o best action actor of all time belki de.. razzie ödülünü kaç kere alırsa alsın umrumda değil, birbirinden dandik oyuncularla dolu dünyada gelmiş geçmiş en kötü aktör olamaz zaten.. ne zamandır bişey yazmamış olan bana iki gece üst üste rastladığım filmlerinden ötürü bu gazı verdiyse girmiştir kalbime, ötesine gerek yok..
bi kere ben bu adamın çok yetenekli olmadığını görsem de aşırı yeteneksiz olduğunu düşünmüyorum.. ya da yeteneği hiç yok ama çok doğal ve samimi geliyor bana bilmiyorum tam olarak aldığım pozitif elektriğin sebebini.. başta rocky balboa olmak üzere oynadığı tüm karakterlerin baş özelliği samimi gelmeleriydi belki.. bu sevdirdi kendisini.. bi de ben bu adamda hep bi çaba görüyorum kendi çapında bir sanat aşkı var sanki, sinema tarihine iz bırakmıştır kesinlikle. ertesi gün okulda filminden sahneleri taklit edilir, arnold mı döver sly mı geyikleri çevrilirdi..
filmlerine şöyle bi bakış atarsam rocky serisine zaten ayrı post gerekir.. esas efsane ilk film olmasına rağmen ben en çok üçüncü filmi severim. clubber lang karakteri de koparır orda apaçi replikleriyle.. eye of the tiger ı ilk duyduğumuz film budur.. hem bu şarkı hem gonna fly now insanı burdan philadelphia ya koşacak kadar gaza getirebilir. okyanusu yüzerek geçecez mecbur.. ah ulan bi gün oraya yolum düşerse merdivenlerde koşturmayan en adi recep bey olsun. yüzlerce insan bakıp gülse gene yaparım and içtim.. (hiç bi zaman oraya gidemeyeceğim için biraz rahat içtim bu andı). 4. film full gazdır, 5. için babam sinemaya götürmüştür, son film sırf dövüş sahnelerinden anlayan, en çok 4 ü seven ayılara "kötüydü yeaa" dedirtse de seriye son derece yakışan bir finaldir, gözleri doldurur..
john rambo ya da hayranımdır.. 4. film gösterime girdi hemen gittim, 5 i çeksin hemen gideceğim. o seriye de harika bi finalle veda eder umarım.. "it s a long road" introyu duyduğum anda uçmuştum zaten yıllar geçmiş olsa bile.. 2 nin aklıma gelen ilk özelliği tamamen erkeklerden oluşan seride gördüğümüz tek dişi, güzel kamboçyalı hatuna "aha karı!" tepkisi verdirmesidir. 3 ise afganlarla geçen bazı diyaloglarda kopartır, filmin sonunda, yapımın 20 sene sonrasının düşmanı terörist afgan halkına ithaf edildiğini görürüz, "ulan abd..." diye başlar derin düşünceler.. burda da rocky serisi gibi efsanenin hası ilk filmdir. rambo nun yaratıcısı (bkz: onu tanrı yaratmadı, ben yarattım) albay trautman hiç şüphesiz sinema tarihinin en karizmatik yan karakterlerinden birisidir, uğruna on kişiye dalınır.. "yanlışınız var şerif, onu sizden değil sizi ondan kurtarmaya geldim" of ulan!
bi çok görüşe göre daha iyileri çekilmiş olsa da futbol filmi denince ilk akla gelen, benimde başka filmlerden aynı tadı bi türlü alamadığım "zafere kaçış".. bu filmde pele gibi ardiles gibi yıldızların "hadi dostum kazanabiliriz" diye ısrarlarına dayanamayan ve kaçmaktan vazgeçip nazileri yıkan takımın kalecisiydi.. penaltıyı kurtardığında yine kahramandı.. stallone filmleri bin kere verilmiştir izlemeyenleri düşünemeyeceğim dan dun veriyorum valla spoilerları.. futbol konusunda yabancı filmlerden çıkar yurdum yapımlarına gelirsek dar alanda kısa paslaşmalar bundan çok daha kral filmdir gözümde o ayrı..
bu adamın filmlerinden o kadar çok detay var ki zihnime kazınan.. e normal bin sefer izledik, ama bir satır ama bir paragraf yazacak şey buluyoruz.. daha sonra evleneceği danimarka hükümeti gibi kadın brigitte nielsen le oynadığı "cobra" da mahallenin it kopuk takımıyla olan sahneleri film boyunca ağzından çıkmayan kürdan kadar kalmıştır hatırımda mesela..
sonra yine ertesi gün okulda herkesin bilek güreşi yapmasına sebep veren "zirvede filmi".. bu arada filmlerin isimlerini de ısrarla türkçe yazıyorum sly o kadar bizden oldu, çocukluktan itibaren içimize işledi ki filmlerin orjinal isimlerini yazasım gelmiyor.. aslında stallone u orjinal dilinde de izleyesim gelmiyor gerçek hayatta bile sezai aydın konuşsun onu.. bi türk ün sesi yabancı bi aktöre bu kadar mı gider ya, büyük ustasın sezai aydın.. o filmlerin bu kadar çok sevilmesinde emeğin çok büyük..
neyse "zirvede" filminde sly babanın karısı ölmüştü ve oğlunu zengin dedesinden almaya çalışıyordu. oğlu başta piçlik etse de sonradan aralarında sıcak bi bağ oluşmuştu.. zengin dede tır şoförü sly a ultra lüks bi kamyon armağan edip bırak oğlunun peşini falan demişti ama sly reddetmişti.. çünkü o kamyoncular arası bilek güreşi müsabakasını kazanmayı, hem paraya hem kral bi kamyona konmayı hedefliyordu.. nitekim hayvan gibi kalın kolları olan herifleri yenip şampiyon oldu.. rakiplerinden birisi motor yağı içen bi pislikti o adam resmen korkutmuştu beni çocukken.. bu film yüzünden bilek güreşi yapan herkes baş parmağıyla rakibin parmaklarını sıkmaya falan çalışıyordu.. bnm için fark etmiyordu ben zaten hep yeniliyordum..
200 kere daha izlesem sıkılmayacağım "tango ve cash". detaylara girsek çıkılmaz uzuyo yazı zaten.. gelmiş geçmiş en büyük çeneli adam bile var bu filmde.. teri hatcher da felaket seksidir "yazoo - don't go" eşliğinde.. mutlaka türkçe izlenmesi gereken filmler listesinde zirveye oynar bu da.. "oscar" ve "dur yoksa annem ateş edecek" gibi komedi denemeleri de olmuştur stallone un.. her filminde mizahi öğeler bulunur zaten uzak değildir komediye..
performansıyla sly ı gölgede bırakan, bir nevi joker anarşisi yaratan simon phoenix karakteriyle wesley snipes... ibrahim yattara gibi sarı saçlarla oynamıştı "cezalandırıcı" filminde.. midye kabuğuyla kıç nasıl silinir ulan diye düşünmüştük uzun uzun. hele seks konusu? lan öyle seks mi olur? 2984 yılında bile insanoğlu aynen şu anki gibi seks yapar ben söliyim.. eğlenceli filmdir ama bu "yargıç dredd" den iyidir en azından.. dredd içinde sinemaya gitmiştim hey gidi..
haa bak "hürkan" var unutmamak lazım.. bu filme de hastayım.. orospu çocuğu donald sutherland aslında haksız olduğu bi mevzudan ötürü gün sayan mahkum sly a çektirmediğini bırakmaz. ama iyiler mutlaka kazanır.. zenci gardiyanın eşsiz gülümsemesini ise filmi izleyen kimse unutamamıştır, finale damgayı vurur.. araba tamir edip böcek yarıştırdığı arkadaş grubunda da aynı şey vardır, ekrana hep bu yansır, her filmin ortak noktası. samimiyet..
daha sonra çektiği filmler olsa da bana göre "gün ışığı" filmi rambo 4-5 e rağmen "last action hero" olduğu filmdir.. kankası arnold a burdan selam çakmış olalım.. iğrenç bi siyasetçi olsa da sinema kimliğini bi kenarda tutup sevmeye devam ederim onu da.. sırf terminator 2 bile yeter ulan.. sly a dönersek "uzman" filminde ortalığı patlatmaya devam ederken sharon stone u en taş döneminde kütürdetmekten de eksik kalmamıştır..
yaa işte böyle sevgili okurlar.. yazmaya yazmaya zaten parlak olmayan kabiliyet iyice paslanmış bok gibi yazı oldu ama olsun. uykumda geldi.. bi kaç ay post yazmam gene zaten eheh.. en sevdiğim aktör için bişeyler karalamak istiyordum ne zamandır, yaptım sonunda.. her insan gibi stallone da bir gün ölecek ve şüphesiz o gün bana michael jackson ın ölümünden daha fazla üzüntü verecek.. mümkün olduğu kadar geç olmasını diliyor tez zamanda rambo 5 i bekliyorum senden, bir zamanlar aile bireyiymişcesine yakın gördüğüm, şimdi hala çocuksu hislerle sevdiğim adam..
1 Kişi Üşenmedi:
"bu film yüzünden bilek güreşi yapan herkes baş parmağıyla rakibin parmaklarını sıkmaya falan çalışıyordu.. bnm için fark etmiyordu ben zaten hep yeniliyordum.." zuhauhauhaua.. ben hiç yapmadım olm :D:D:D
valla seri olanları elbet izledim de uzun zamandır ciddi ciddi ekran başına oturup da kendimi vererek izlemediğimden silindi çou zihnimden..
star-show falan pazar öğlenleri ya da geceleri günışığını verir sonuna kadar izlerim ama süper filmdir.. liderlik ulan..! ne uzak şeyler :D
ayrıca nerde benim dağcım..? dexter psikopat trinity killer'ı john lithgow'ın canlandırdığı Qualen karakteriyle coşturduğu o manyak film.. kısa saçlı pürüzsüz tenli jessie'yi de unutmamak lazım tabii, anladın sen :D
Yorum Gönder