
2010'da görücüye çıkan ve kısa sürede çığ gibi büyüyen bir izleyici kitlesine kavuşan Spartacus'ün yayınlanmış 10 bölümünü 4 günde bitirmiş bulunuyorum.. Araya Chuck, Lost falan girince süre de uzadı haliyle.. Süslü püslü tanıtım cümlelerine geçmeden önce belirtmeliyim ki, eğer bir tam boş günüm olsaydı maçsız dizisiz falan, kesinlikle 1 günde bitirebilirdim.. Buradan dizinin temposu hakkında bir fikir edinilebilir sanırım hah..?

Dizi, Trakyalı Spartacus'ün Roma Ordusu'na destek olmak için katıldıkları bir savaşta Roma Generaliyle ters düşmesi, ve bu durumun hayatına olumsuz etki eden yansımalarından yola çıkarak anlatıyor hikayesini.. Şimdi ne trailer koymak isterim ne de dizinin asıl tanıtım cümlelerinden parçalar eklemek.. Sıfır kafayla izlenmesi taraftarıyım her şeyin genel beğeni analizlerini cepte tutarak..

Diziden ilk olarak, divxplanet'ın en çok indirilen 10 altyazı listesinin en üst sıralarında yer edinmesiyle haberim oldu.. Peşisıra türk medyasındaki "Zeyna soyundu..! tıkla..!" tarzı haberler.. Ardından ilah Christian Troy'un Nip/Tuck son sezonda çaktığı vergi memuru olan Erin Cummings'in castta olduğu bilgisi.. Henüz sadece 10 bölüm yayınlanmış olması.. vs derken bölümleri indirmemle başlamam bir oldu.. Açıkçası başladığım vakitlerde fazla bilgim yoktu.. Bana kalanın biraz seyir zevki, biraz heyecan, biraz da hastası olduğum hatunların malzemeleri olacağını düşünmüştüm.. Fena yanılmışım..

Diziyi tanıtmak için oluşturulan cümlelerde genelde "seks var aksiyon var x var y var izleyin işte ehe" tarzı bir yaklaşım var.. Bu da araştırma sürecindeki izleyicinin beklentisini başlangıç öncesinde epey aşağılara çekiyor ki sonradan alınacak zevk açısından yararlı olduğunu söylemeliyim.. Yanılmışım demiştim.. Spartacus hem beklenti olarak, hem de ilk 1-2 bölümüyle meraktan çok seyir zevki pompalıyor bünyeye.. Fakat sonra öyle bir içine alıyor ki.. Lost'ta bile bir bölüm süresince çok kez kaç dakika kaldığına falan bakarım ben.. Spartacus'te sanırım daha yapmadım bunu.. İlk zamanlarda şu konu şu zaman işlenir bu şu zaman açığa çıkar gibi tahminler yürütülürken olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki bir anda dizinin bu hızla beraber eksildiği varsayılan sezon sayısını düşünmek korkutuyor insanı..

Şiddet, vahşet, aksiyon, entrika, seks, aşk, kin, nefret, umut, akıllara gelebilecek ne kadar duygu varsa hepsini topluyor bünyesinde bu dizi.. Bunu da mükemmel şekilde başarıyor.. 50küsür dakikalık her bölüm genel hikayenin gelişimin oluşsa da başından sonuna bağımsız olarak bakıldığında bir film gibi adeta.. İnce ince işlenen girişler, yarıdan sonraki gelişmeler ve enfes bir bölüm finali.. Damakta bıraktığı tat tek kelimeyle muhteşem.. İnsanlar efektlere laf etmiş çok.. Slowmotionlarla birleştirildiğinde harika bir masalsı anlatım yaratılmış bence ki bu ne gerçekliği bozuyor ne de konsantrasyonu.. Cinsel öğelerin aşırı kullanımına laf etmişler.. Roma İmparatorluğu'nun temel unsur olduğu bir dizide ne gösterilir ki başka..? Bu durumdan duyduğum memnuniyeti dışarıda bırakırsak =) bu sahnelerin senaryoda da çok önemli yerler teşkil ettiğini söylemem gerekir.. Kesinlikle eğreti duran, burun büktüren türden iliştirilmiş sahneler söz konusu değil.. Yani dizide hiçbir sınır yok diyelim bu aşamada.. Cidden yok yani.. Bir de insanlar seks, erotizm vs dendiğinde ilk olarak kadın vücutlarından medet umulduğunu düşünür.. Burada öyle değil.. Erkekleri çıldırtacak vaziyetler olduğu kadar kadınların da sandalyelerinde doğrulacağı anlar mevcut.. Gladyatörleri ve vücutları düşünüldüğünde hele daha çok.. Gayleri de unutmamış vatandaşlar bu arada.. Uzuvlardan geçilmiyor evet.. Kaba tabirle(ay çok kaba bi insanım tüh) meme, göt, cennet bahçesi, basen, sırt vs ile dolu olduğu gibi, Kahramanmaraş eşrafından Abdullah da sıkça gösteriyor kendisini.. Neyse ki karmanşullah olarak.. Gerçi bu halleri bile negatif bir etki bırakmaya yetiyorsa da.. Ne diyorum: Dizi her kesime hitap ediyor kesinlikle.. Aranan her şey rahatlıkla bulunabilir.. Şok edici döneklikler, entrikalar, zeka pırıltıları, duvara kafa attıran hatunlar, taş erkekler(aramıyorum), süper savaş sahneleri, çekişmeler, gerginlikler, intikam, macera, merak.. Sınır yok işte, yok.. Aynı şeyleri söylediğimi hissediyorum sanki..

Yok dayanamayacağım iflahımı kesen kadınlara da bir paragraf açacağım.. Erin Cummings esmer haliyle inanılmaz olmuş.. O özel makyaj da öylesine etkileyici bir hava katıyor ki senelerce bokun püsürün içinde kalmış da olsa zerre tereddüt etmeden taarruz edilir gibi.. Lucy Lawless da diğer herkes gibi çok cüretkar.. Zeyna günlerinde gizli olanın verdiği haz daha bir başkaydı tabii.. Şimdi her şey meydanda olunca bir kırılma oluyor şevkte.. Ama hala taş.. Asıl sürpriz ise Viva Bianca.. İflahı kestiğinden dolayı nefeslenme babında ara verdirebiliyor diziye haspa diyorum ve engin suskunluklara bırakıyorum kendi



Daha sadece 10 bölüm yayınlanmışken, yeni heyecanlar için birebirdir diyorum.. Pişman olunmayacağına garanti veriyorum(çok önemli biriyim).. Michael C. Hall'la aynı kaderi paylaşıp lenf kanserine yakalanan Andy Whitfield'a ise pozitif enerjimi ve iyi dileklerimi yolluyorum.. Erken teşhismiş zaten, kurtulur diyorlar.. Karizma akan bu tipe yakışmaz zaten erken ölüm..
4 Kişi Üşenmedi:
Kanıma girme arkadaşım bak, yeni diziye başlamayayım diyorum bu ara, sağlı sollu geliyorsun. :D
Kanserden kurtulsun bir an önce de aksamasın dizi. Her bölümünü 4 gözle beklediğim nadir dizilerden, yazı için teşekkürler.
VendettA.. hala başlamamış olman bile skandal.. bir hafta mühlet veriyorum sana.. mühlet derken bence o süre dahilinde başlıycaksın yani bi yaptırım yok sonunda tabii ki hehehe..
SirEvo.. şimdi aklımda geldi yahu, başlamadan önce senin yazını da okumuştum blogunda.. etkisi olmuştu haliyle..teşekkürler..
tavsiye sonrası diziyi beğenmene sevindim öyleyse. :))
Yorum Gönder