Burada, burada ve burada dizi hakkındaki genel fikirlerimizi paylaşmıştık zamanında.. cümlelerimizin temelini Nip/Tuck'ın fark yaratan bir duruşa sahip olması ve başka hiçbir diziyle karşılaştırılamayacak yapısı oluşturuyordu.. Bu özgünlük ve farklılık da Nip/Tuck'ı, atıyorum bir 30 sene sonra, diğer tüm dizilerden daha bir başka şekilde özleyeceğim hissini oluşturuyor bende yavaş yavaş.. Elbette ki çok daha fazla sevdiğim ve bahsettiğim gelecekte çok daha sıkça anılarına gömüleceğim diziler var.. Ama his işte diyorum ya.. Nip/Tuck'ın yeri çok başka yerlerde.. Gönlümdeki piramitin en üst kısımlarına konuşlanmış birçok dizi birçok özellik ile bu yerleri elde etmişken Nip/Tuck bu piramitin karşısına geçmiş kıçını gösteren bir zırdeli bedevi gibi.. Klasman dışı yani..
Ertesi sabah bana double girecek iki tane sayısal nitelikli sınava umutsuzca kasmaktan bıktığım bir anda e2'de son sezon bölümlerinden birine denk geldim.. İzledim sonunda kadar.. Kötü oldum.. Patlamaya hazır bomba kıvamında olan vücut garip bir şekilde dinginleşti.. Özlediğimi fark ettim.. Son hız yaşlandığımızın bir kanıtı daha vurdu yüzüme.. 2 sene önce Joker'in tavsiyesiyle başlamam, izlediğim her yeni bölüm sonrası sınırsız geyikler vs.. daha 1-2 ay öncesiymiş gibi sanki.. Geçiyor zaman..
Buraya her Nip/Tuck sonrası depreşmemde içimden dökülenlerle beraber duygusal, sapık, komik vs herhangi bir sahne ekleyeceğim ve 30 sene sonra bu postlara dönüp bakacağım(yaşarsak).. Back to the Future onca sene sonrasında uçan kaykaylar falan öngörmüştü ama sonuç ortada.. Demeyin yani 30 sene sonra blogger mı kalır bilmemne mi olur vs.. Böyle işte..
2 Kişi Üşenmedi:
Aynı hissi six feet under dizisinin finalinden sonra ben de yaşamıştım. Zaten yazları six feet, kışları nip tuck verilirdi o zamanlar.( Ekmek de karneyle dağıtılırdı gibi oldu bu cümle ). Ben her finalde yada sezon sonlarında günlerce içimde koskoca bi boşlukla dolaşıyorum. Yerine ne koyacağımı bilmeden ve yerine gelebilcek hiçbirşeyin o tadı vermeyeceğini bilmenin umutsuzluğuyla.
Deli, aklıbozuk falan gibi algılanmış olabilirim ama cidden alakası yok. Ben sanırım severek izlediğim şeylerin farkında olmadan fazla içine giriyorum Amerikalıların " passion " kelimesi sanırım durumuma cuk oturuyo:)
six feet under ölmeden önce izlenecekler listemin en başlarında yer alıyor şu sıra.. yazın halihazırda dexter özlemi de azmışken aradan çıkartmayı planlıyorum..
dizileri sevmek iyidir yahu, kim ne derse desin.. şeyimden aşağı kasımpaşa diye bir laf etmiş atalarımız.. iyi demişler :)
Yorum Gönder