13 Mart 2010 Cumartesi

Yaşanmamışlıklar

Her günün birbirini tekrarlarken sürekli düşünürsün kaçırdıklarını, yaşayamadıklarını. Dolu dolu geçmesi gereken yılların bomboş geçiyordur, bir daha da gelmeyecektir geri, telafi edilemeyecektir.

Düşünürken acıtan şeyler etrafta, yolda, iki metre ileride, izlediğin dizide, filmde vücut bulunca daha bir batar. İnadına karşılaşırsın bunlarla sen kaçmaya çalıştıkça, gözüne gözüne sokarlar. Geri gelmeyecektir kaçırdığın zaman ve kaçırdığın her saniyeyle birlikte biraz daha batarsın dibe.


Sağda solda duyduğun “en dibe batınca ayağını vurup yükselme” olayı yoktur hayatta, çünkü kaçırdığın her an seni daha dibe sürüklemektedir ve sen anı kaçırmaya devam ettiğin sürece sonu yoktur bunun. Tutunmak için uzandığın elleri sürekli kaçırmışsındır şimdiye kadar, kimi terslemiştir, kimi fark etmemiştir bile seni, kimi görmezden gelmiştir ki en kötüsüdür. Bir süre sonra daha fazla gücünün kalmadığını anlarsın, kabullenirsin durumu, bırakırsın kendini. Artık tek çare birisinin seni fark edip kolundan yakalamasıdır ki yüksek bir ihtimal de değildir bu onca çaba sonuçsuz kalmışken özellikle.

Filmlerde başrol oyuncusunun benzer şekilde ümitsizce kendini boşluğa bıraktığı sahneler vardır. Ama sen bilirsin izlerken, hissedersin son dakikada birinin onu yakalayacağını. Ama şunu da bilirsin ki bu filmin başrol oyuncusu sen değilsin.

3 Kişi Üşenmedi:

Barakuda dedi ki...

trinity'yi bile tutan oldu öyle ya da böyle..

işin rezil yanı da şu ki, hani yere çakılırsınız da bi sarsıntı olur, gürültüsü duyulur yani sağdan soldan.. ama bazı düşüşler vardır ki yüksek hızının yanında yumuşacıktır bazen.. yavaştır.. yerle temas ettiğinde dahi kimse farketmez bunu.. dönüp bakan olmaz.. hiç değilse gidişim taşları yerinden oynatsa bari dersin.. nafile.. sadece gitmişsindir.. etkisizce..

sanitabant dedi ki...

yada dibini sonunu düşünmeyi bırakıp tamamen kendini bırakırsın boşluğa.Yerçekiminin varlığını hücrelerine kadar hissedersin, ve bi huzur hasıl olur bedende. Belkide huzur teslimiyettir dersin. Ondan sonra ne düştüğün yer, ne düşüş hızın seni bağlar...

Joker dedi ki...

ne sorunlu insanlarsınız siz böyle :) ne istiyorsunuz kardeşim?
boyun posun yerinde!
elin ayağın tutuyor.
insanlar okula gidemezken sen sıkıntı çekmiyorsun.
kritik sağlık sorunun yok.
ailen yanında.
iki elin var.
iki de kulağın..
bi elinde 5 parmak.
iki de göz ekle.
burnun tıkalı da diil nefes alıyorsun..
aç kalmıyorsun..

ee o zmn? senin ne derdin olabilir? ne özlemin olabilir? daha çok gençsin neyi yaşamadın? ne ukden var ki senin?

muhteşem ötesi insanlarsınız ne bu düşünceler anlamıyorum doktora gidin bence.. insan hayata dört elle sarılmalı aldığı her nefes için şükretmeli! bi daha görmiyim böyle serzenişleri..

(espri bi tarafa, bir çok açıdan çok kötü durumda olan, bizden çok daha zorlu hayat süren, iç parçalayan hikayelere sahip tonlarca insan vardır. bunun farkındayız elbette ve küçümsemeyiz de asla. şükür de edilir yeri geldi mi.. ama sistemi başlı başına adaletsizlik üzerine kurulmuş ibne bi dünyada sürekli kendini avutmak.. bu tam anlamıyla züğürt tesellisi.. bütün bu ironilerin sebebi siz ne derseniz deyin, hayata en ufak bi negatif bakış açısına bile tahammülü olmayan, her seferinde "şükür" edebiyatına sığınan, bize göre açık seçik kendini kandıran, ya da mutlu olmak için aptal olmayı seçen insanlara bi çeşit protesto belki de..

ne istiyorsun neyin eksik? peh.. o kadar çok ki.. detaylar öylesine fazla ki. istediklerin hiç bir insanın sahip olmadığı olağanüstü şeyler olsa "oha lan" denir hadi.. bunlara fazlasıyla sahip öyle çok kişi var ki. ve çalışma çabalama da diil, şans.. sende yok. neden? çünkü şansın yok, losersın doğuştan, murphy yasaları senin kutsal kitabın.. egoistçe bi bakış da değil bu. ben coşayım başkaları gebersin de değil.. bi çok şey bi çok insan o kadar hak etmediği noktada ki olumlu ya da olumsuz manada.. onlar adına da kahroluyorsun bazen.. özne sen olduğun için hep kendinden bahsediyorsun yoksa kör değilsin yan komşunu bile görüp empati kurabiliyorsun. ve yine yeniden lanet ediyorsun..

"e ne olacaktı herkes aynı her şey tek tip öyle dünya mı olur her şey zıttıyla var olacak ki iyi kötü anlaşılsın, hem allahın hikmetinden.." diye kafa zikmeye başlayacaklar ise bana uzak yukarı yakın olsunlar. ben aşağıdayım madem, kalayım öyle.. madem her şey zıttıyla varoluyor o zaman a kişisinin sperminden oluşan kişi b kişisinin sperminden oluşan kişiden çok daha şanslı oluyor. bu piyangonun sebebi ne onun ayrıcalığı ne ötekinin günahı ne daha doğmadan falan derim ve bu daha başlangıç olur, o hikmete bacağımı sokmadan kenara geçeyim ben susayım.. insan 75 kişinin tecavüzüne uğrayasıca pollyanna edebiyatından o kadar bıkıyor ki hayatın soktukları karşısında, allahın yerli dizisinde kendine hitap eden 2-3 satır replik bile hoşuna gidiyor..

"bizim gibiler için hayal kurmak
pahalı bi restoranda ziyafet çekmek gibidir
tekme tokat atılırsınız hayallerinizden
haddinizi bildirir hayat
bizim neyimize lan umudetmek?!
hayata gol atmaya çalışmak..
bizden hiç gol kralı çıkmaz ki!
hakem hep karşı takımı tutar
biz hep maçı yedi kişi tamamlarız hep eksiliriz ..
bana ne mi oldu?
hakemle dalaştım
kırmızı kart yedim
oyun dışı kaldım.."

Related Posts with Thumbnails