zaten uzun zamandır içime dert olan, özhan canaydın'ın ölümüyle de tekrardan hareketlenen konu hakkında iki satır yazmazsam çatlarım.. "kör ölür badem gözlü olur" meselesi işte anlamışsınızdır zaten..
bu ölümle beraber bir kez daha tanık oldum insanların ikiyüzlülüğüne.. zamanında o'na etmediği hakaret kalmamış insanlar şimdi arkasından "aslında iyiydi de değerini bilemedik, gelmez öylesi, sadece galatasaray'ı düşündü" vsvs konuşuyor.. gelişinde tutamayacağı sözler verdikten sonra terim'i de getirip ben dahil herkesi bol kepçe vaatleri ile kandıran, sonrasında futbol takımını tarihindeki en rezil durumlara düşüren, diğer branşları amatör yapıdan beter edip avrupa üçüncüsü bayan basketbol takımının ligden düşmesinde ciddi pay sahibi olan, aziz yıldırım'ın planlı programlı ilerleyen fenerbahçe cumhuriyeti politikası karşısında galatasaray'ın haklarını asla korumayan ve ezilmeye mahkum kılan, 100.yıl büyüsünü mireille mathieu ile sınırlı tutan, taraftarı sahipsiz bırakan, galatasaray'ı çok yaklaştığı avrupa devlerinden biri olma hedefinden tamamen uzaklaştıran ve kulübü kendi lise zihniyetinin tekelinde küçücük bırakmak için elinden geleni yapan, her türlü fair-play söyleminin aksine müthiş yüksek bir ego ve bencillik sahibi, samimiyetine asla inanmadığım birisiydi canaydın.. bunu, şimdi arkasından methiyeler düzen kişiler de biliyordu ki zamanında tribünlerde sayısız kez istifa çığlıkları yükselmiş, web siteleri açılmış, hatta gazeteye ilanlar bile verilmişti.. şimdiyse türk insanının klasik balık hafızası kavramı su yüzüne çıkıyor, canaydın da göklere..
iyi birşey yaptıklarını sanıyorlar belki de.. belki de bilerek ve isteyerek başvuruyorlar bu yalanlara.. ister geçmişteki hakaretlerin hata olduğu düşüncesi, ister o sözler ahirette götüme girmesin anlayışı.. neyse ne.. o'nu başından beri sevmiş ve desteklemiş kişilerin "gerçek" üzüntü cümleleri, bugün sağda solda duyduğum sürüyle güzellemenin arasında %1 falan ancadır.. böyle de yozlazmış ve unutmayı hayat felsefesi haline getirmiş bir milletiz işte.. yarın o cenazede haklarını helal ederlerken bunu kalpten söyleyenlerin yanında bir o kadar da zamanında ona tonla kötü söz söylemiş insan olacak.. bu da asla şu "ölünün arkasından konuşulmaz" mottosuyla açıklanamaz.. yani "aa ölmüş gitmiş sonuçta, iyi konuşmak lazım" dendiğini düşünmüyorum ben.. o kadar kolay değil.. hiç mi düşünülmez yani o insanın toprağa yalanlarla yollanmasının ne kadar kötü birşey olduğu..? mesela ben böyle birşeyi kendimde istemem kesinlikle.. kimse benim arkamdan yalandan şöyleydi, böyleydi, aslandı, kaplandı demesin ya.. söven sövsün öven övsün..
sırf canaydın meselesi değil tabii olay.. çok yaşadık bunun örneklerini.. gayet de sevilmeyen kişiler ne törenlerle uğurlandılar.. heybetli cenaze törenleri, afili cümleler vs.. ve gelecektekileri düşünüyorum.. en alenisinden kazık atanları tepesine çıkarmış bu millet daha kimleri kahraman ilan edecek öldüklerinde..? rte..? gül..? özkök..?(isimler farketmez) evren..? erbakan..? belki öcalan..? hiçbirşeye şaşırmamak lazım artık..
benim için, benim nazarımda şeref yoksunu olan bir adam, başkalarının haklarını yiyen adamdır.. hainlik eden adamdır.. "iyi" olmayan adamdır ve bu dünyada bulunduğu her gün bu dünya adına bir kayıptır ve göçüşü de bu dünya adına bir kazançtır.. benim için böyle düşünen varsa, olacaksa da saygı duyarım sonuna kadar..
gırgır ali der ki: "hainlere ve kalleşlere acımayacaksın..!" tüm bu dediklerim de o hesap işte..
imza: acımasız, kalpsiz, ruhsuz, hayvan, kıl, tüy Barakuda..
2 Kişi Üşenmedi:
Mireille Mathieu nedir?Ben de oluşan bu mevcut samimiyetsizlikten bıkmış durumdayım.Ama çok da yargılamamak lazım.Belki içtendirler.
mireille mathieu ekşi sözlükte güvenilir bir kişinin yazdığına göre "galatasaray'ın 100. yıl konseri icin hesabına yatan para, franck ribery'nin galatasaray'dan ayrılmasına sebep olan para miktarının iki katıdır."
yok yok içten olmayan çok kişi var ayrıca..
Yorum Gönder