5 Mart 2010 Cuma

Elveda Nip/Tuck..


Dizi konusunda ciddi birikim sahibi kişiler tarafından televizyon tarihinin en aykırı dizisi kabul edilen Nip/Tuck maalesef bitmiş bulunuyor.. 2003'te başlayan maceraya epey geç katılmış olsam da(2008) biraz önce biten final bölümünün bende yarattığı etki çok büyük.. Yine de şanslı sayıyorum Joker sayesinde başladığım bu dizinin son 1.5 sezonunu eş zamanlı takip edebildiğim ve sansüre batmak durumunda kalmış cnbc-e ve e2'ye muhtaç kalmadığım için..


Bu diziye televizyonda veya video paylaşım sitelerinde rastlamış pek çok kişi Nip/Tuck büyüsü denen şeyi anlayamaz.. Karakterler yeterince tanınmadığı için, onların ağzından çıkan çok önemli bir kelime veya sergiledikleri tek bir mimik bile anlamsızlaşabiliyor.. Sean McNamara ve Christian Troy bugüne dek tanımış olduğum, Dexter Morgan'dan sonra en muhteşem şekilde işlenmiş karakterler.. Üçünün de ortak özelliğini hatalar, arayışlar, alışkanlıklar oluşturuyor ve her tür yaşanmışlığın ve karakter özelliğinin kesişmesinde girdikleri iç muhasebeleri.. Sean ve Christian mükemmel insanlar değiller.. Öyle ki pek çok kez küfrettirmişlerdir kendilerine.. Ama her türlü hengameden sonra vardıkları "dostluk" noktası her türlü hatalarını çekilebilir kılmıştır ve karakterlerine duyulan sevgiyi gün geçtikçe arttırmışlardır..


İnsanların dilinde çok dolaşır "bu dizide kendimi buluyorum", "bu karakter aynı ben" tarzı laflar.. Biz de etmişizdir çok.. Bazen Chuck Bartowski, bazen Ted Mosby, bazen Dexter Morgan, bazen Seth Cohen konu olmuştur bu benimseme odaklı cümlelere.. Ama bu kişilik örtüştürme hadisesi büyük oranda kişinin kendinde olumlu olarak gördüğü özellikler temelinde gelişmiştir.. İşte Nip/Tuck burada fark yaratıyor.. Kahramanların o kadar çok yanlışına tanık olduk ki bu sefer iç muhasebeyi yapan taraf biz, izleyiciler olduk.. İnsanların daima kendilerinde olduğunu düşündükleri "Perfect Soul", "Perfect Mind" veya "Perfect Face"ten çok "Perfect Lie"a yakın oldukları gerçeğini yüzlerine vurdu işte Nip/Tuck..


Elbette ki sadece zihinsel açıdan oluşturmadı bu kendine eleştirel gözle bakma olayını.. Başta kusursuz olarak gösterilen sürüyle insanın dikkatli gözlerle bakıldığında aslında gizli kalmış birçok kusurla dolu olduğunu gösterdi.. Şekil-A; (gerçi her türlü gider eheh)


Genel hikaye dışında her bölümde ayrı ayrı olarak işlenen yardımcı konularda da Nip/Tuck'ın fenomen olduğunu, ezber bozduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.. Mide kaldıran cinsten bir hikayeden ve görsellikten sonra -ki bu iğrençliği sağlayabilmek başlı başına bir olay zaten- sıradaki bölümdeki hikayenin dramındaysa tabiri caizse yardırmaları takdire şayan.. Yazarların dehasına zaten şüphe yok da 6 sezon boyunca hikayeler ha tükendi ha tükenecek dedirtirken bile öylesine yeni ve orijinal fikirlerle geldiler ki insan iç geçirmiyor değil keşke devam etseydi diye..


Christian Troy.. Bu adam dünyanın en yüzeysel adamıymış izlenimi yaratacak bir yapıya sahip olmasına rağmen o kadar derin ki esasında, 100 post atsak yine tüketemeyiz.. Şahsen böylesine uçuk bir karakterin yanından dahi geçilebileceğini sanmıyorum tv dünyasının geleceğinde.. Neyse daha çok Troy postu atarız zaten..


Eh şimdi bu dizideki derin seks ruhunun bizlere sunduğu "ıghh" hatunları nasıl es geçebiliriz.. Kelly Carlson, Valerie Cruz, Jennifer O'Dell, Rose McGowan, Annalynne Mccord, Rhona Mitra, Sophia Bush, Katee Sackhoff, Sanaa lathan vsvs.. Sonu yok cidden.. Sandığımızda yerleri sağlam eheh..


Herkesin merakla beklediği, umduğu three way'e girmediler ya ukde kaldı..


Lan neyse ben bişey demiyorum..! Kısa geçmeye çalıştım -e anca bu kadar oldu- bitireyim artık.. Birçok şeye değindik ama Nip/Tuck'ın bıraktığı en büyük miras işte bu dostluktur;


Benzeri yoktur.. Görüşmek üzere..

5 Kişi Üşenmedi:

bombe_ekran dedi ki...

house izlemedin sanırım henüz :)

Barakuda dedi ki...

house izlemedik daha.. 2-3 senedir listede de üşenmek kötü.. yok yani izlemesek de güvendiğimiz kişilerden sürüyle övgü dolu söz okuduk.. yani kalitesi hakkında şüphemiz yok.. bu post da sadece nip tuck güzellemesiydi zaten :) darısı house'a diyelim.. 8 sezon süreceğini duymuştum toplamda.. umarım doğrudur.. doğruysa 7.sezona yetişeceğim umarım..

sophie'nin dünyası dedi ki...

nip/tuck neden mi ayrı, neden mi bizi bu kadar etkiledi ve bitişi bizi piç etti?
çünkü bu dizide doğruya her zaman tek yoldan gidilmeyeceğini gördük.
gerçek her zaman tek değildir,olaylar kişiler her zaman siyah ya da beyaz değildir, arada gri çoktur.
tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi.
karakterlerin belki hiçbiri çevremizde göremeyeceğimiz türden, olaylar yanıbaşımızda yaşanmayan cinsten, ama bakış açıları, yaklaşımları gerçek hayatın aynısı.

sophie'nin dünyası dedi ki...

bu arada ben house da izledim ama house'u mitleştiren hugh laurie'dir,kendisi harikadır,bildiğin "çok iyi" oyuncudur, ama nip/tuck her şeyiyle fenomendir.

Barakuda dedi ki...

ahh.. evet evet evet.. hem çok uzak çok yakın bize bi dizi.. acımasız dünyasız acımasız yıkımları.. felaketler.. düşülen kuyular.. evet evet.. biz..

Related Posts with Thumbnails