
Babası Harry'nin, üvey kardeşi Dexter'la olan yakın ilişkisi nedeniyle epey yalnız büyümüş olan Debra, hayatı boyunca Harry'yi etkilemeye çalışmış, ve bu uğurda tıpkı O'nun gibi polis olmuş birisi.. Anne ve babasının erken yaşta ölmüş olmasından dolayı tek sağ yakını Dexter ve O'nun da sosyal yönünün pek zayıf olması nedeniyle hayli ilginç bir ilişkileri var.. Özel hayatlarında karşılaştıkları türlü zorluklardan, yavaş yavaş keşfettikleri birbirlerine sığınma dürtüsünün yardımıyla daha kolay kurtulabilmeleri, dizide yüreğimize dokunan çok önemli anların ciddi bir kısmını oluşturuyor..
Bu sahnede tanık olunan muhteşem oyunculuk emin olun ki 48 bölüm boyunca buram buram işlendi bünyeye.. Hatırı sayılır ödüllerde hala adaylığı bile olmamasıysa tek kelimeyle delirdiğim bir konu.. Yani sırf şu 3 dakika bile emmy'ye de golden globe'a da aday olup kazanmasi için yeterli referans..

Deb iş hayatında ne kadar başarılıysa aşk hayatında da bir o kadar başarısız.. Yaptığı seçimler felaket kelimesiyle dahi adlandırılamayacak kadar kötü ve bu hataların farkında vardığı zamanlardaki ruhsal çöküşleri de yürek dağlıyor.. Polis kimliğiyle aşırı cool ve tough(Joker haklı, bunu Türkçe ifade eden tek kelimelik bir karşılık yok ı-ıh) iken aşk sözkonusu olduğundaysa aşırı kırılgan.. Bu hayal kırıklıklarında da elbette ki stabil azgınlığının pençesine düşüp verdiği kararlar ve giriştiği icraatlar büyük etken.. Öyle ki genç-yaşlı, siyah-beyaz, zengin-fakir pek ayırmaz birisi Deb..

Deb aynı zamanda aşırı derecede ağzı bozuk birisidir.. Sevinç, üzüntü, acı, keder, korku, şok vs her türlü ana en hafifinden bir "fuck" sıkıştırır.. Ağzına da öyle bir yakışıyor ki.. Bölüm boyunca sadece o konuşsa ve gelene geçene ana avrat kaysa büyük bir zevkle izletir kendisini.. Bu da küfürlerden bir demet olsun..
Derine indiğimiz zaman yaptığı hataların nedenini aslında "sevgi açlığı" olarak da nitelendirebileceğimiz Deb, diziye hayran olmamıza sebebiyet veren sayısız nedenin en önemlilerinden kesinlikle.. Aynı bölüm içinde hem deli gibi güldürüp hem de deli gibi duygulandırabilen bu karaktere hayat veren Jennifer Carpenter'a hem harika oyunculuğu için, hem Michael C. Hall'un zor döneminde medyaya verdiği yüreklere su serpen demeçleri için, hem güzelliği için, hem de bana şu ıghhh süreçte bunları yazdırabilecek gücü verdiği için hayranım, çok seviyorum, ohh..

Bu çalışmayı da şu muhteşem sahneyle kapatalım bari eheh..
4 Kişi Üşenmedi:
Bu iki şahane insan (Deb'le Dex) gerçek hayatta evliymiş bir de... Gereksiz bir magazin bilgisi oldu farkındayım ama ben şaşırmıştım öğrenince, paylaşayım gitsin dedim :) Dexter'ın Deb'e Bay Harbor Butcher olduğunu "söylediği" sahneye kopmuştum bir de :)
Deb'in sürekli fuck demesi awesome bir vaziyet bence de. Çok yakışıyor. Dexter'la ilişkilerinin dönüm noktası olan bir sahne de 4X12de debra'nın dexter'la ilgili keşfettiklerinden sonraki konuşmaları bence. Oyunculuk, replikler, her zamanki gibi süperdi.
ikisi arasındaki eşi benzerine zor rastlanılacak elektrikten sonra hiç şaşırmamıştım ben de evli olduklarına ilk duyduğumda :) sevilesi yaratıklar..
altın küredeki ödül anında da anlaşılır zaten az biraz;
http://www.youtube.com/watch?v=CYo1Xr5xKl4
neil sen de her yerden çıkıyosun ha :D
O ödül anında ben de ağlayacaktım onlarla birlikte. Çok yaşasınlar hep birlikte inşallah.
Yorum Gönder