10 Mart 2010 Çarşamba

Bilme, Öğrenme, Aşağıla, Küçümse, Burun Kıvır, Götün Havada Gez = Elitizm


başlık yeterince açık sanırım.. en sinir olduğum durumlardan biridir bu.. geçmiş postlarda da birkaç defa kıyıdan köşeden değinmiş olabilirim tam hatırlamıyorum.. her zaman her konuda her türlü olumsuz gelişmeyi genelde içimde biriktirdiğim için bu zehirler belli bir sınıra geldiğinde boşaltma ihtiyacı hissediyorum.. e bu blog da bunun için iyi bir araç oluyor bazı bazı..

başlıktaki fiillerin kurbanı olan şeyler şarkı, film, dizi, ülkeye dair bir gelişme, demeç vs bir sürü şeyden oluşuyor.. benim delirmelerimse haliyle değer sıralamamda en üst sırada olanlarda gerçekleşiyor.. hatta şimdi karar verdim ve bunu bir seri halinde yazacağım.. malzeme çok nasılsa tek postta döşemek kasar..

chuck.. az önce izlemiş olduğum harikulade yeni bölümden (309) sonra haliyle gaz vaziyetteyim.. bu diziyi reelde, sözlükte, forumlarda, bloglarda vs her yerde bilip bilmeden eleştiren tonla kişi gördüm.. insanlar chuck'ı aptal aptal espriler yapılan, her bölüm basit senaryolu kovalamaca hikayelerine evsahipliği yapan, heyecan vaadetmeyen, komediyi beceremeyen, duygusallıktan uzak alelade bir dizi olduğunu düşünüyolar ve bunu sağda solda iğrenç bir üslupla dillendiriyorlar.. ne diyeceksin şimdi bu zihniyete..? dizi hakkında en ufak bir bilgileri yok ve gördükleri bir 3-5 dakika ila anında yaftayı yapıştırabiliyorlar.. zamanında bize oha dedirten sürprizleri kaçırmışlar mesela sonra o sürprizi öğrendiğimiz bölümde bir sahne görüyorlar ilk defa açtıklarında.. hiçbirşey anlamıyorlar tabii mal mal bakıyorlar ekrana ve halihazırda olması gereken yerden 10 cm yukarıda olan götlerinin vücuda aktardığı dürtüyle aşağılama modu devreye giriyor ve başlıyorlar sövmeye.. gel de diziyi anlat şimdi bu kişilere.. anlamazlar ki.. şartlanmışlar çünkü.. hastalıklı beyinleri elvermez önyargılarından kurtulmalarına..

eskilere gidelim.. kaygısızlar.. türkiye'de çekilmiş açık ara en komik dizidir.. absürdlükte öyle bir noktaya gelmiştir ki kült olmuştur diyebilirim rahatlıkla.. insanlar kaygısızlar'a salakça diyor.. evet salakça, yanlış duymadınız.. müthiş zeka ürünü espriler, absürdlükler, gariplikler insanlara salakça geliyor.. neden..? çünkü türk yapımı.. her şey aynı olmak kaydıyla yabancı bi kanalda yayınlansa milyonlarca fanı olurdu 4 kıtaya yayılırdı.. dilek şart kipiyle bezeli cümleler pek sevmem ama gerçek bu yani.. aah ah zamanında sabahları önce vahşi güzel sonra da kaygısızlar izleyip ardından okula 1 saat önceden gidip top peşinde koşturmak.. özledim..

bu aşk-ı memnu mesela.. elit insanlarımız tarafından durmadan itin götüne sokuluyor.. yok seks-i memnu yok kimin eli kimin götünde, boynuzlu ednan, vırt zırt.. seyir zevki yüksek gayet de iyi bir dizi aslında bu türkiye şartlarında.. geçen sene çok az izledim.. yazın da evde boş boş yatarken sabahları ayağıma gelen kahvaltıyla(ben de kıroyum ayıyım tamam mı oldu mu?) beraber izlemek büyük keyifti mesela.. oturup izlemek işte yani, fazlasını ne arıyosunuz ki.. zevkli, kimi zaman çok heyecanlı, bol taş hatunlu bi dizi işte.. ama hani çok kişi izliyor ya.. popüler ya.. hemen sağda solda aşağıla yerin dibine sok.. iyi de arkadaş sen bunu sözlerinle alçaklara mahkum ettiğini sanıyosun ama o çok yüksek mevkilerinden düşen sensin halbuse.. bi rahat olsan.. ha aşk-ı memnu'nun gs-atl madrid maçını ikiye katlaması skandaldır o başka mesele.. ama aşk-ı memnu kötü dizi değildir nokta

şu an ne var en popüler.. ezel.. maçtan dolayı kaçırdığım 20. bölümü bugün izledim mesela.. yahu bir insan her bölüm sonunda nasıl "bugüne kadarki en iyi 3 bölümden biriydi bee" tarzı cümleler kurar ki.. türkiye'de hangi dizi için böyle laflar edilmiş gitgide daha bi süperleştiğine dair.. türkiye'yi geçtim amerika dizilerini düşünelim.. lost istikrarlı düşüşte.. himym keza.. dexter her daim aynı mükemmeliyette.. chuck öyle gibi.. ezel her bölüm üstüne koyuyor ama işte.. insanlar her türlü ortamda hala atv'ye geçti bozuldu falan diye saçmalıyor olsun, ay mikrofon görüntü hata! falan diye kasadursunlar, ezel "rahat" izleyicinin gözünde büyümeye devam ediyor gitgide.. ama hala benim arkadaş çevremde olsun(feci sosyalim), akrabalarımda olsun falan dizi hakkında zerre bilgi sahibi olmadan diziye sövenler var.. duymuşlar bir monte kristo kontu, şiir, racon falan, anında notunu vermişler.. başka neden yok yani bu kadar.. bunun yanında yok kenan çok tipsiz, çok yeteneksiz, ay deli yürek bu ıyy tavrı.. yok cansu dere mankendi yeaa kötü o zaman peh.. ay özlü söz dolmuş bu dizi ya iğraaanç falan.. çok sevdiğim umut sarıkaya bile kendince dalga geçiyor köşesinde ezel'le her hafta.. karikatürler çok güzel tabii ne laf edebilirim ki.. ama anlayış kesinlikle hastalıklı.. fight club'da falan duyduğunuz özlü söze hayatımın anlamı vs dersiniz.. ezel'de duyunca kıroluk öküzlük.. cidden çok komik.. türkiye'de dizi olayında devrim yapmış ve tüm tabuları tek tek yıkmış ve şimdiye tek çekilenler arasında açık ara bir numaraysa, birçok yabancı diziden çok daha kaliteliyse, insan hiç mi düşünmez lan şunu bi baştan sona izleyeyim de neymiş ne değilmiş göreyim diye..? yok işte yok.. birşey başarılıysa ve onu büyük bir kesim ilgiyle takip ediyorsa hemen bi farklı olma çabası devreye giriyo insanlarda.. çok garip geliyo bana bu.. anlamsız yani.. ya ben neden umursayayım ki diziyi izleyen apaçi veya kıro kesimi.. ben bayılarak hayran olarak izliyorum diye onlar gibi mi oluyorum.. haayır.. rahatım.. izliyorum.. zevk alıyorum.. takdir ediyorum.. hak yemiyorum.. bu kadar.. bitti gitti oh..

kurtlar vadisinin efsane 1-55 bölümlerinde de vardı aynı olay.. muhteşem bir diziydi ilk iki sezonda.. şok olarak izliyorduk her bölümü.. harika ters köşeler, senaryo, meraktan delirten soru işaretleri, gaz sahneler, necati hariç oyunculuklar, müzikler vs.. kusursuzdu.. ama o hastalıklı beyinler sapasağlam duruyordu yine.. ıyy çocuklar buna özeniyo, uyy x öldürülmüş kesin polata özenen biri yapmıştır insanları çıkıyordu her yerden.. yahu bir dizinin konseptini sevmiyo olabilirsin.. hitap etmez falan.. ama bu kaliteyi diline dolama hakkı tanımaz ki sana.. bilmiyosun çünkü.. dünyadan haberin yok.. kendini bi bok sanıyosun ve bunun için de söz hakkı tanımıyosun kimseye.. bu kadar yüksekten bakarken de elbette küçücük görürsün herkesi.. sopranos muhteşem kv tırt.. aferin.. 2004'ten sonraki kv'de emeği olan kim varsa allah belasını versin tabii o başka mesele..

peki ya arka sokaklar..? şaka şaka eheh.. yuh çok uzun olmuş.. napıyım ama ifrit oluyorum bu işe.. yani empati yapınca cidden çok daha iyi anlaşılabiliyor durum.. ben kerem deren ve pınar bulut tanrılarının yerinde olsam mesela her türlü platforma sızarım ve kim ne demiş detayına kadar öğrenmek isterim.. merak ederim çünkü.. bu hastalıklı düşünceleri, önyargıları, iğrençlikleri falan görünce de gece uyuyamam yahu.. nasıl içim acır yani tahmin etmesi bile güç.. muhteşem bir iş yap, dünyanın emeğini ver ama karşılığı böyle olsun.. hakettiğimiz notu vermeyen hocaya bile senelerce küfrediyorken.. biraz düşünse herkes.. birazcık.. azıcık yeğen, azıcık..! en kötüsü de bu serzenişlerimizin hiç bitmeyeceğini biliyor olmak..

mes ele hakedenlerin hakettiklerini alabilmesi kar deş..!



ahahahaha

3 Kişi Üşenmedi:

manzanasverdes dedi ki...

Chuck ve Kaygısızlar kısmına tüm kalbimle katılıyorum. İzlemeden önyargı ile hüküm vermek konusuna da eyvallah. Ama Aşk-ı Memnu'ya iyi dizi deme be abi. Tamam ben de izledim geçen sezon hala evde izleniyor. Ama ben sıkıntıdan geberiyorum o uzun uzun bakışmalardan filan. Afakanlar basıyor. Yasak aşktan başka hikayesi olmaması da değil mevzu. Herhangi bir Meksika dizisinden hiçbir farkı yok bu dizinin. Çalan ve de sinirlenince kırılan telefonlar, kapı dinlemeler, müzevvir hizmetçiler, itici karakterler, bitmeyen bakışmalar, yapay replikler. Öff yani. Hani dersin ki hatunlar taş o yüzden izliyorum, ona bişi demem. Bi diziyi izlemek için çok az sebep olabilir. Oyuncuların güzelliği/yakışıklılığı veya popülerliği de bunlardan birisi olabilir. Ama Aşk-ı Memnu'ya iyi dizi demek şu postta saydığı diğer dizilere ayıptır bence.

Barakuda dedi ki...

e iyi dedim zaten muhteşem harika ufff falan demedim ki :) tr şartlarında iyidir dedim.. seyir zevki vardır dedim bu yani.. yoksa bu sene tek bi bölümünü dahi izlemedim daha.. diğerlerinden ayrı bi kefeye koydum yani.. yoksa elbette karşılaştırmam.. ama kötü değil işte.. bence :)

Joker dedi ki...

adanalı, arka sokaklar, aşk ve ceza, (bana göre) canım ailem, deniz yıldızı, kasaba, (ilk 40 bölüm hariç) kavak yelleri, kurtlar vadisi pusu, ömre bedel, unutulmaz, (2. sezon sonrası) yaprak dökümü, gönülçelen, samanyolu, papatyam, küçük kadınlar, melekler korusun, akasya durağı, aşk bir hayal, kahramanlar..

ekranları bunlar doldurmuşken aşk ı memnu çölde bir vaha gibi.. bana göre de iyi bir dizi. taş karılardan ötürü meksika dizilerini de izlemiştim zamanında. o dizilerdeki oyunculuğun yanında beren saat in oscar alması lazım.. onlarla kıyaslamak haksızlık. hikaye ve gidişat daha sağlam.. çıtayı nereye koyduğumuza bağlı.. meksika dizilerinin yanında aşk ı memnu çok iyi bir dizi.. ezel in yanında çok iyi değil.. detaycılıkla alakalı biraz da. neyi ne kadar görmek neyi ne kadar aşağılamak istersen bulursun.. 3.42 de behlül ün bakış, 4.53 de bihter in dokunuş diye yüz tane youtube linki vardır loglarımızda..

hilmi önal a da ayrı hayranım.

Related Posts with Thumbnails