
"bir adam bir kadına paris'te rastlar" şeklinde özetlenmiş film dvd'nin arka yüzünde.. evet bir adam.. sadece bir adam.. öyle süslü püslü cümlelerle yapılabilecek bir tanımı yok André'nin.. hayatın hiçbir alanında başarılı olamamış, umursanmamış, ezilmiş, ve bir süre sonra da bu durumu kanıksamış tam bir loser kendisi.. günün birinde zurnanın zırt dediği yere geliyor.. hiçbir çıkış yolu bulamayıp artık hayattan hiçbir beklentisinin kalmadığını farkettiğinde de intihar etmeye kalkıyoor ve çat! kendisiyle aynı anda şeyi yapmakta olan büyülü bir kadınla karşılaşıyor.. sonra da olaylar gelişiyor..
birçok sahnede kendimi bulduğum, "aha ben..!" dediğim, çok samimi, André'nin psikolojisini harikulade yansıtmış, sımsıkı bağlandığım, ve bendeki yeri daima çok özel olacak bir film Angel-A.. bugüne dek kafamdan geçen milyon tane düşünce, yazıya döktüğüm milyonlarca kelime ve bir o kadar da dilimden düşen cümlenin içinde o kadar çok André var ki.. hani VendettA Seth Cohen sevgisini ifade eden postlar atıyor ya.. işte filmde bu adamı benimserken, severken de aynı duygular oluştu bende.. sonra Angela (Rie Rasmussen) denen büyülü bir yüze sahip, edası tarifsiz, bacakları harikulade, her daim bayıldığım buz gibi kadın tipinden olan melaike de var.. görünüşü de oyunculuğu da harika..
filmin siyah-beyaz görüntüsü ilk başta iç daraltıcı gibi dursa da kesinlikle böyle bir durum yok.. aksine, sahnelerin içeriğinin de etkisiyle çok beğendim ben.. büyüleyici bir hava katıyor filme.. sürenin kısalığı ve diyalogların temposu da çok güzel.. yani kötü denebilecek tek bir özellik yok bence filmde.. aslolan da anlattıkları zaten.. hem mutlu oldum, hem daraldım, bir garip hisler karmaşası yaşadım..
9
bu arada bilmeyenler için söyleyeyim; başroldeki Jamel Debbouze, masal prensesi, insan denmesini hakaret sayacağım, nur yüzlü, mannnyakk vücutlu, delici bakışlı, süper sempatik, ultra seksi Melissa Theuriau ile evli ve bir çocuk sahibi.. ya adam bildiğin çirkin bir kere.. arada 25 cm boy farkı var.. sağ elini çocukken talihsiz bir kaza sonucu koparmış mı parçalamış mı ne öyle birşey.. yani elbette fiziksel özüre laf edemeyiz de çok az kadın vardır buna burun kıvırmayacak.. nasıl birleşti lan bu çift..! vallahi billahi kafayı yiycem.. heriften bildiğin nefret ediyorum şu an, isterse dünyanın en iyi insanı olsun bana ne lan.. allah belasını versin.. çok da tın.. melissa ulan bahsettiğimiz kişi.. (soyadı nasıl okunuyo ki bu yalanası bacının) pöff.. adaletini sikeyim dünya.. işte o görüntüler;



yok yani cidden sinirliyim şu an.. hayat zaten rezil.. şu ortamda melissa benim olacaksa mesela oktur, kopsun sağ elim.. razıyım valla.. acımasın tabii.. bi sabah bi bakıyım el yok.. eheh diyim melissa'yla bir ömür beee.. melissa için az bir karşılıksa eksik bir el; sağ ayaktan 2 parmak da gitsin.. scofield rahat rahat koşup coştuysa onca sene ben de beceririm ne var yani.. gerçi bu şansla ondaki gibi bi tümor oluşur beyinde, iki üç sevişmeden sonra, daha doyamadan nalları dikerim ben.. aha bu da bir başka fransız afet Laetitia Casta'yla şehvet dolu görüntülere imza attığı video: http://www.youtube.com/watch?v=XqbHz0Jgn8o
şerefsiz..!
3 Kişi Üşenmedi:
bomba gibi linkler emeğine sağlık kardeş :))
rie hoş kadın rebecca stamos ile yiyiş sahnesi için digiturk salonlarından bi film almıştım.. puan vardı zaten zuhah. neydi adı heh "femme fatale". ilerleyen dakikalardaki dans sahnesi de manyaktı rebecca nın. lan şu yazdıklarıma bak tiksindim bi anda.. ya da yoo tiksinmedim ak gayet eğlenceli mevzular, aşk ı memnu yu kaçırmadan izleyen bi behlül fanına yakışır satırlar.. :D
o çifte ise diyecek söz yok gerçekten inanılmaz.. tip her şey demek değil önemli olan iç güzellik gördün mü? yaa hep anlatıyorum dinlemiyorsun ahaha.
Eleman Fransa'nın en komik adamlarından biri, o yüzden bu samimiyet galiba. :D
Yazın da aşırı samimi olmuş, eline sağlık. :D
duygulara engel olmamak lazım yahu.. nasıl geldiyse dökmek, eheh :)
Yorum Gönder