31 Ocak 2010 Pazar

Pathetic but Sweet:Seth Cohen vol 2

Arayı uzatmadan devam edelim güzel insan Seth'ten bahsetmeye. Geçen de söylediğim gibi öyle çok sahnesi var ki geçilmemesi gereken, bölümleri hızlıca da olsa baştan alıyorum atlamayayım diye. İlk tekrarı da yapmış oluyorum böylelikle, Chuck misali defalarca izlenecek nasılsa. 104ü bitirmiştim en son, 105ten devam.


Seth'ten açık bir meydan okuma; "You're dead". Neyse ki karşıdaki bir insan değil, akvaryumda canlı duran ve az sonra yiyecekleri ıstakoz. Aksi halde durum çok kötü sonuçlanabilirdi, Seth'in dövüş yetenekleri pek iç açıcı değil.


"Çılgın parti" kavramıyla "Seth Cohen" kavramının pek uyuştuğunu söyleyemeyiz. Daha kız yaklaşırken onu sırtını duvara yapışık vaziyette görüyoruz, ah o çekingenlik...


Kızın arkasından el sallamayı ihmal etmiyor ama, cool...


Dansçı -striptizci de denebilir- kızları gördüğü sıradaki şaşkınlığı mı diyelim sevinci mi diyelim artık... Seth'in aksine Ryan gayet rahat.


Summer yeniden görüş alanında, etrafta ayna olmayınca saçları kontrol etme işi Ryan'a kalıyor. Endişeye gerek yok aslında, o saçlar hep aynı.


Seth'in 10 yaşından beri beklediği an belki de. Partide Summer'ı sürekli zengin insanlarla tanıştırmaktan bıkan Seth sonunda isyan eder, o adamların Summer'ı hiç tanımadığını, kendisinin ise 6. sınıfta Summer'ın okuduğu şiiri bile hatırladığını anlatır. Sonuç yukarıda... "Crazy party ever." şeklinde yorum gelir Seth'ten olayın akabinde, haksız değil.
Benzer bir sahne Ezel'de Ali ve Bahar arasında yaşanmıştı fakat sonuç farklıydı tabii.


Ne bahtsız adam şu Seth, Summer hiç öpüşmemişler gibi davranıyor. Ama o çözmüş işi, "She is playing hot and cold" diyor, arka planda masada oturan Summer ve ekibine kulak kabartıyor.


Offf, tavırlara hallere gel. "Hello Summer, Seth Cohen. I believe you will remember". Cevap olarak boş bakışlardan başka bir şey alamıyor maalesef. Neyse, yılmak yok. Az önce kulak kabarttığında Summer'ın Meksika gezisi için arabaya ihtiyacı olduğunu duymuş, fırsat bu fırsat.


Centilmen insan, Meksika gezisi için zor da olsa ikna ettiği Summer'ın bavullarını taşımaya niyetlendi de beklediği kadar hafif değil onlar. Aynen geri bırakıyor yere.


Kalkışa hazırız, co-pilotumuz da Summer. Herşey iyi güzel, gözlük de tamam da o şapka olmamış gibi sanki.


Seth'in yavaş gitmesinden şikayetlenen Summer Seth'le didişme esnasında arabanın yoldan çıkmasına neden oluyor, yol üstünde buldukları oteli de pek beğenmiş değil, sürekli bir şikayet. Seth'in hali için söze gerek yok...


Otelde yatak konusunda anlaşmazlık var, Summer Seth'i kanepeye yollamaya çalışıyor fakat onun hiç niyeti yok görüldüğü gibi. Summer'la beraber yatmak varken neden olsun ki zaten?


Mourinho misali taktik zeka var bu adamda, yatak dururken kötü kanepede yatmayacağını biliyor tabii Summer'ın. Dokunması ihtimaline karşı Summer'dan tehdit gelince yandan yandan bakmakla yetiniyor o da.

107 sonuna geldik. To be continued...

3 Kişi Üşenmedi:

Barakuda dedi ki...

seth cohen serisi süper oluyor valla.. okuması, o sahnelerin akla düşmesi falan çok zevkli gerçekten.. ilk aşklarımdan summer'la olan sahnelerdeki elektrik inanılmaz zaten.. sevişmeleri sonradan gerçek hayata taşımış olmalarında şaşırmamak lazım.. off summer lann.. neyse.. süper post.. o değil de son postta seth'in hali poff.. hem eziyet hem cennet.. devamını bekliyoruz ++++lar elimizde uzun ip belimizde.. biz gideriz boğaaaziçii köprüsüüneee laylaylommmm..

summer roberts aşkıylaa kafayı yedim..!

("aziz'in uşağı ipne hakemler..!" melodisiyle)

manzanasverdes dedi ki...

Ben The O.C'yi pazar günleri muhteşem dublajıyla Fox'ta izliyom. Bu haftaki bölümde 2004 yılbaşı gecesi vardı. Seth havuz evinde kapalı kalınca klostrofobiden ne yapacağını şaşırıyordu filan. Yalnız bana mı öyle geliyor yoksa dublaj mı içine ediyor bilmiyorum ama, Seth'in esprilerinin filan komik olmasına karşın bildiğin kötüymüş yav bu dizi.

VendettA dedi ki...

Valla dublaj dizilerin havasını tamamen bozuyor, geçen Show'da Heroes'a denk geldim, ilk 2 sezonunu severek izlememe rağmen tahammül edemeden kapattım. Sonradan bozdu o da zaten.

Dublajlı halini görmedim ama The O.C. favori dizilerim arasına girmiştir daha 2. sezonu yarılamışken. Dublajın özellikle Seth'in konuşmalarını, tonlamalarını yansıtması çok zor olur gibi.

Related Posts with Thumbnails