12 Ocak 2010 Salı

The Blind Side


Afişe bakınca spor temalı bir film gibi dursa da ı-ıh, değil. Harika işlenmiş bir hayat hikayesi bu. Kimi zaman "anaa ağlıycaz gibi herhalde sonunda" dedirtse de bir dakika sonrasında en şekerinden güldürebiliyor. Hangi duyguyu aktarmaya çalışıyorsa, bunu abartmadan yapıyor. Doğallık dozu çok iyi tutturulmuş. Başroldeki elemanı, Forrest Gump'ı nasıl sevdiyseniz aynen o şekilde seveceksiniz eminim. Öylesine büyüleyecek ki her an her dakika "allaam nolur kötü bişi olmasınn" derken bulacaksınız Ezel'deki Şebnem(yiriz cümleten) moduna girerek. Sonraa Sandra Bullock gerçekten çok iyiydi. Altın Küre adaylığı fena olmamış yani. Ama yani asıl başrol olan Quinton Aaron nasıl pas geçilmiş anlayamadım. Şahsen filme bağlanmamın baş etkenidir kendisi. Daha ilk görüldüğü anda pür dikkat kılıyor gözleri.

Michael Oher.. Bu isim kazındı işte beyne.. Daha da unutulmaz.. Ayrıca;


naahh!

8

0 Kişi Üşenmedi:

Related Posts with Thumbnails